MUHAMMED

Muhammed


BAYRAK

TC.Bayrak



Hoşgeldin Ziyaretçi
Mesaj atabilmek için forumumuza kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifre
  





Forum İstatistikleri
Üye Sayısı:» Üye Sayısı: 22
En Son Üyemiz:» En Son Üyemiz: Cengiz.mg
Konu Sayısı:» Konu Sayısı: 14,521
Mesaj Sayısı:» Mesaj Sayısı: 30,983

Tam İstatistik Tam İstatistik

Çevrimiçi Kullanıcılar
Şu anda 32 çevrimiçi kullanıcı var.
» 1 üye | 29 Misafir
Google, Yandex, RasitTunca

Forumlarda Ara

(Gelişmiş Arama)



OSMANLI PADISAHLARI

Osmanli hânedani, Oguzlarin Kayi boyuna mensuptu. Bu boy, Avsar, Beydili ve Yiva gibi hükümdar çikaran boylardandi. Bir uç beyligi olarak tarih sahnesine çikisindan itibaren bünyesinin gerektirdigi dini, sosyal ve ekonomik degisIklikleri yapmaktan çekinmeyen Osmanli Beyligi, kisa bir müddet içerisinde köklü bir devlet haline geldi. Döneminin sartlarina göre çok kisa denilebilecek zamanda, tarihin akisini degistirecek kadar büyüyen bu devletin gelismesini, basit ve bazi tesadüflerle izah etmeye çalismak mümkün degildir.

Gerçekten, çok genis topraklar üzerinde hakimiyetini tesis eden Osmanli Devleti, çesitli din, dil, irk, örf ve âdetlere sahip topluluklari asirlarca âdil bir sekilde idare etmisti. Ulasim teknolojisi bakimindan günümüzle mukayese edilemeyecek derecede imkansizliklar içinde bulunan o asirlarin dünyasinda, bunca farkli yapidaki topluluklari cebir ve tazyik kullanmadan idare etmek basit bir hakimiyet anlayisinin sonucu olmasa gerekir. M. Fuad Köprülü'nün n bir madde halinde siraladigi ve Rasonyi'ye göre batili tarihçilerce de kabul edilen basarinin bu sebepleri de pek tatmin edici görünmemektedir. Zira onun isaret ettigi bu on bir maddenin birçogunda diger Anadolu beylikleri de ortakti. Osmanlilarin din, irk ve cografi ortam bakimindan Anadolu beyliklerinden pek farki yoktu. Hal böyle olunca Osmanli basarisinin sebeplerini baska sahalarda da aramak gerekir. Öyle anlasiliyor ki Osmanlilar, diger beyliklerin sahip olmadiklari veya yapamadiklari bazi seyleri basarmislardi. Bu konuyu arastiran pek çok tarihçi gibi Mustafa Nuri Pasa da baslangiçta küçük bir uç beyligi olan bu devletin basarisini, maddî ve manevî sebeplere baglar. Ona göre bu sebepler sunlardir:

1-Kurulus dönemindeki hükümdarlarin tamami, Islâm dinine ve bu dinin prensiplerine bagli olan kimselerdi. Onlar, hukukî ve ser'î meseleleri bütünüyle kadilara havale etmislerdi. Bu mevzuda kendilerini halktan ayri görmezlerdi. Dolayisiyla halktan herhangi birine yapilan muamele, kendileri için de geçerli idi. Keza onlar, hukuk adamlarina baski yapmadiklari gibi, tamamen Islâm hukukunun ruhuna uygun olarak verilen kararlarina da müdahalede bulunmazlardi. Bu da ülke içinde saglam bir adlî mekanizmanin çalismasina ve adaletin gerçeklesmesine sebep oluyordu. Iste bu adalet anlayisi sayesindedir ki, devletleri büyüyüp gelisti.

2- Osmanlilar, kuruluslarindan itibaren Anadolu Selçuklu Devleti'ne bagli kaldilar. Bu baglilik, adi geçen devletin varligina son verildigi ana kadar devam etti. Onlarin bu baglilik ve vefalarindan dolayi Allah, kendilerini mükâfatlandirdi. Zaman zaman ortaya çikan isyan ve bas kaldirmalarda hep onlara yardimci oldu.

3- Selçuklu Devleti'nin ortadan kalkmasi ve Bizans'in içinde bulundugu sIkIntili durumlar yüzünden çevresinde kuvvetli bir devletin bulunmamasi.

4- Osmanlilar, Islâm dünyasinin hudud boylarinda kurulmuslardi. Cihad ve ilay-i kelimetullah için devamli harp edip ganimet elde ettiklerinden san ve söhretleri de artiyordu. Onlarin bu durumunu ögrenen ve baska ülkeler ile topraklarda yasayan Müslümanlar, gelip kendilerine iltihak ediyorlardi. Bu da onlarin kuvvetlenmesine sebep oluyordu.

5- Osmanli hükümdarlari, ilim adami ile fazilet ehli kimselere karsi son derece hürmetkâr davranip onlari gözetiyorlardi. Devlet için hizmet edip yardimci olanlara timar arazisi vermek suretiyle onlari devlete ortak ediyorlardi. Ayrica topraklarini genisletip Müslüman nüfusunu artirmak için büyük bir gayret sarf ediyorlardi. Çikardiklari kanunlara da sIkI sIkIya bagli kaliyorlardi. Mustafa Nuri Pasa'ya göre, Osmanli Devleti'nin kisa bir zamanda büyüyerek müesseselerinin kemal mertebesine ulasmasina ve emsâllerine göre daha uzun ömürlü olmasina sebep olan âmiller, onlarin bu anlayis ve davranislaridir.

Selçuklu-Bizans hududlarinda tesekkül eden bir uç beyliginin, yeni bir din ve kültürün tasiyicisi olarak eski Bizans Imparatorlugu'nun enkazi üzerinde kurulan bu yeni devlete bir Türk ve Islâm damgasi vurmasi hadisesi, çagdas tarihçiler arasinda henüz tam anlamiyla izah edilemeyen bir mesele olarak münakasa edilmektedir. Öyle anlasiliyor ki bu münakasa daha uzun süre devam edecege benzemektedir. Nitekim Leopold Von Ranke gibi bazi kimseler de bu gelismeyi padisah sahsiyetlerine, askerî sisteme ve toprak uygulamasi gibi maddî manevî bazi unsurlara baglarlar.

Tarihin uzak dönemlerinden itibaren kurulmus bulunan bütün Türk devletlerindeki töreye göre, Osmanlilarda da ülke, ailenin müsterek mali olarak kabul ediliyordu. Osmanlilarda saltanatin intikalinde yerlesmis bazi merasimler önemli yer tutmaktadir. Bunlarin basinda bey'at, cülûs ve kiliç kusanma merasimleri gelmektedir. Saltanatin intikali, baslangiçtan 1617 tarihine kadar ilk on dört padisahta "amûd-i nesebî" denilen babadan ogula geçmek suretiyle olmustur. Eski Türklerdeki devletin, hânedanin ortak mülkü olma telakkisi Osmanlilarda özellikle Fâtih döneminde degisIk bir anlayisa bürünmüstür. Kanunnâmenin meshur olan maddesi ile saltanatin babadan ogula intikalinde kolaylik saglanmistir. 1617'de I. Ahmed'in ölümü üzerine "ekberiyet" usûlü benimsenmis. Daha sonraki dönemde bir iki istisna disinda "ekberiyet ve ersediyet" usûlüne göre hânedanin en yasli erkek üyesi padisah olmustur. Hükümdarlik ailesinin reisi olan ve "Ulu Bey" adini tasiyan kisi, ayni zamanda devletin de reisi olurdu. Osmanli Beyligi'nin ilk zamanlarinda da görülen bu âdet, I. Murad zamanindan itibaren sadece hükümdarin çocuklari için geçerli hale gelmisti. Buna göre belirtilen dönemden itibaren saltanat, hükümdar olan kimsenin çocuklarinin hakki olarak telakki edilmeye baslandi. Bununla beraber bir veliahd tayini söz konusu degildir. Devlet adamlari ve askerlerce sevilip takdir edilen sehzade, ölen babasinin yerine hükümdar ilan olunurdu.

Osmanli padisahlari cülûslan münasebetiyle çikardiklari fermanda Allah'in lütfu ile "bi'l-irs ve'l-istihkak" saltanatin kendilerine müyesser oldugunu ifade ederler. Öyle anlasiliyor ki ilk dönemlerde devletin kurulus hamurunda mayasi bulunan ahi teskilatinin da bu seçimde büyük bir payi bulunmaktadir. Çok nadir de olsa, zaman zaman padisahlarin, yerlerine geçecek sehzadeyi devlet ileri gelenlerine vasiyet ettikleri görülmektedir. Mesela Çelebi Mehmed, Bizanslilarin yaninda bulunan kardesi Mustafa Çelebi'nin tekrar hükümdarlik iddiasiyle ortaya çikma ihtimalini göz önüne alarak hayatindan ümidini kestigi sirada yanindaki vezir ve beylerine oglu Murad'in hükümdar yapilmasini ve o yetisinceye kadar ölümünün gizli tutulmasini vasiyet etmisti. Böylece Çelebi Mehmed, kardes kavgasinin sebep olacagi politik ve ekonomik huzursuzluklar için tedbir almis oluyordu.

Biraz önce temas edildigi gibi, Osmanlilarda hükümdarin çocuklarindan kimin padisah olacagina dair kesin bir saltanat kanunu yoktu. Hükümdarlar, bir isyan hareketinin önüne geçmek için kardeslerini öldürürlerdi. Kardes katli, Yildirim Bâyezid zamanindan beri tatbik edilmekle beraber Fâtih kanunnâmesiyle yazili hale getirilmistir. Bu kanunnâmede "Ve her kim esneye evladimdan saltanat müyesser ola, karindaslarini nizâm-i âlem içün katl etmek münasibtir. Ekser ulemâ dahi tecviz etmistir. Aninla âmil olalar" denilerek memleketin selameti için kardeslerin katline bir nevi izin verilmistir.

Töreye göre Osmanli padisahi, memleketin sahibi sayilirdi. Bu sebeple tebeasinin mali ve cani üzerinde tasarruf hakki vardi. Vasitali vasitasiz bunu kullanirdi. Her türlü kuvvet padisahin elindeydi. Fakat o bunu keyfî olarak degil, kanun, nizam ve ananenelere dayanarak muamelatin icaplarina göre yürütürdü. Fâtih Kanunnâmesi (s. 16)'nde, padisahin yetkilerini nasil kullandigina isaretle söyle denilmektedir: "Ve tugrayi serifim ile ahkam buyrulmak üç canibe mufazzdir. Umur-i âleme müteallik ahkâm vezir-i azam buyruldusu ile yazila ve malima müteallik olan ahkâmi defterdarlarim buyruldusu ile yazalar. Ve ser'-i serîf üzre deavi hükmünü kadiaskerlerim buyruldusu ile yazalar." Bu ifadelerden anlasildigina göre bütün dünyevî ve dinî idare padisah adina yapilmaktadir. Buna dayanilarak padisahin, dünyevî yetkilerinin idaresinde sadrazamlari, dinî yetkilerinin idaresinde ise önceleri kadiaskerleri, daha sonra da seyhülislâmlari vekil tayin ettigi söylenebilir. Nitekim bu iki makama yapilacak tayin ve azillerde padisahin mutlak selâhiyet sahibi oldugu bilinmektedir. Bundan baska divan toplantilarinda alinan her türlü kararin "arz" yolu ile onun tasdikine sunulmasi da padisahin nihaî karar mercii oldugunu teyid etmektedir.

Islâm hukukuna göre devletin basinda bulunan hükümdarin, hakkinda nass bulunmayan mevzularda tebeasinin maslahatini gözeterek çikardigi kanunlarina uymak dinin emridir. Islâm hukukuna göre hükümdar her istedigini yapan ve her türlü arzusuna uyulmasi gereken bir kisi degildir. O da ser'î hukukun gerektirdigi emirlere uymak zorundadir. Aksi takdirde Hz. Peygamber'in "Allah'in emirlerine uymayana itaat yoktur" Hadis-i Serifi ile Hz. Ebu Bekir'in halife seçildigi zaman yaptigi ilk konusmasinda dedigi gibi emirlerine itaat mecburiyeti kalkar.

Müslüman bir topluma istinad eden bünyesi ile Osmanli devlet adamlari, bundan baska türlü hareket de edemezlerdi. Zira bu devletin geleneginde hâkim bulunan anlayisa göre "devlette din asil, devlet ise onun bir fer'idir" Kanun, hüküm, ferman ve uygulamada dinî anlayisin disina çikmamak için Osmanlilar, kuruluslarindan itibaren Islâm fikhina (hukuk) yakindan âsina olan ulemâya devlet idaresinde yer veriyorlardi. Nitekim Orhan Gazi'nin vezirlerinden Sinan Pasa ile Çandarli Halil ulemâdandi. Esasen, XIV. asir Türk dünyasini gezip onlar hakkinda canli levhalar gibi saglam bilgiler veren Ibn Batuta'nin müsahede ettigi gibi, Anadolu Türkmen beyliklerinin hemen hepsinde fakihler, beylerin yaninda en serefli mevkide yer almakta idiler.

Bernard Lewis'in dedigi gibi; "Kurulusundan düsüsüne kadar Osmanli Devleti, Islâm gücünün ve inananin ilerlemesine veya savunmasina adanmis bir devlet idi. Osmanlilar, alti yüzyil, ilk önce esas itibariyla basarili olarak, Avrupa'nin genis bir kisminda Islâm egemenligi kurma çabasiyla, daha sonra da Bati'nin amansiz karsi saldirisini durdurmak ya da geciktirmek için uzun süreli hareketleriyle hemen hemen devamli olarak Hiristiyan Bati ile savas halinde idiler. Yüzyillar boyu süren bu mücadele, Türk Islâmliginin tâ köklerindeki kaynaklari ile Türk toplumunun ve kurumlarinin bütün yapisini etkilememezlik edemezdi. Osmanli hükümdarinin halki, her seyden önce kendini Müslüman sayardi. Daha önce gördügümüz gibi Osmanli ve Türk, nisbeten yeni kullanilan deyimlerdir. Osmanli Türkleri, kendilerini Islâm ile özdes görmüslerdir. Diger herhangi bir Islâm ulusundan çok daha büyük ölçüde hüviyetlerini Islâmiyet içinde eritmislerdi. Türk kelimesi, Türkiye'de hemen hemen kullanilmaz iken, Bati'da Müslümanin es anlami haline gelmesi ve Müslüman olmus bir Batiliya, olay Isfahan veya Fas'ta olsa bile "Türk olmus" denmesi ilginçtir."

Osmanli pâdisahlarinin, kanun ve nizamlara göre hareket etme mecburiyetini hissetmeleri, onlarin keyfî bir sekilde hareket etmelerine mani oluyordu. Hatta öyle ki, bazan devlet güvenligi için tehlike teskil edenlerin durumu bile hükümdarlarin fevrî hareketlerine terk edilmiyordu. Nitekim II. Murad dönemi olaylarindan bahs edilirken görüldügü gibi Haçlilarla birlik olup Osmanli vatandasi olan Müslümanlari arkadan vurup öldürmekten çekinmeyen Karamanoglu Ibrahim Bey'in bu tecavüzünü, Islâmla bagdastiramayan hükümdar, döneminin Ehl-i Sünnet âlimlerine müracaatla Karamanoglunu yola getirmek üzere onlardan fetva istemisti. Ibn Hacer el-Askalanî, Saadeddin Deyrî, Abdu's-Selâm el-Bagdadî, Bedreddin Tenesî ve Bedreddin el-Bagdadî gibi dört mezheb otoritesi, onun, Karamanoglu ile mücadele etmesi için fetva vermislerdi. Sultan Murad, bu fetvalara dayanarak Karamanoglu üzerine yürümüstü. Keza Çelebi Sultan Mehmed döneminde etrafina topladigi bazi çapulcularla birlikte isyan baslatarak halk ve devlet için büyük bir tehlike haline gelen Seyh Bedreddin Mahmud, yakalandigi zaman hemen öldürülmedi. Hareketinin Islâm'a uygunluk derecesinin arastirilmasi ve cezanin, âlimler tarafindan kurulacak bir heyet tarafindan takdir edilmesini bizzat padisah istemisti. Padisahlar, her zaman bir kurulun danisma niteligindeki kararlarini almazlarsa bile hiç olmazsa en az seyhülislâm veya müftüden fetva aldiktan sonra hüküm verirlerdi. Onlarin bu emir ve iradeleri, hatt-i hümâyun, biti, ferman, berat, irâde, ahidnâme ve emannâme gibi belgelerle ifade edilirdi. Bunlardan hatt-i hümâyunun bizzat padisahin kendi el yazisi oldugu, digerlerinin onun adina Divan-i Hümâyundan çiktigi bilinmektedir.

Osmanlilarda, devlet islerinde kesin bir karar verilmeden önce, isler, Divan'da görüsülürdü. Bu görüsmelerden sonra son karar hükümdarin olurdu. Hükümdarin herhangi bir mesele hakkinda verdigi karar ve kesin olarak beyan ettigi fikir, kanundu. Bununla beraber pâdisah, devlet isleri ile ilgili meselelerde ser'î ve hukukî konularda gerekli gördügü kimselerle görüsüp onlarin fikirlerini alirdi. Bu durumdan anlasilacagi üzere zâhiren genis ve hudutsuz selâhiyeti oldugu görülen padisah, gerçekte bir takim kanunlarla bagli di. Bu da bir devletin devam ve bekasi için sartti. Osmanli hükümdarlarinin ilk ve en kudretli zamanlarinda bile divan kararlarina tamamen riayet ettikleri ve alinan kararlarin disina çikmadiklari görülmektedir.

Osmanli padisahlari, XVI. yüzyil sonlarina kadar sehzadeliklerinde hizmet ve muharebelerde ordunun kollarinda komutanlik yaparak memleket idaresinde ve muharebe usûllerinde tecrübe kazaniyorlardi. Hükümdar olduklari zaman bu bilgi ve tecrübe birikiminden istifade ediyorlardi. Osmanli hükümdarlari, ordularinin baskomutani idiler. Büyük ve önemli savaslara bizzat kendileri istirak edip komutanlik yapiyorlardi. Küçük savaslara ise selahiyetli bir komutan tayin ediyorlardi.

Fâtih Sultan Mehmed döneminin ortalarina kadar Osmanli padisahlari, Divan-i Hümâyuna baskanlik ederlerdi. Divan'da halki ve devleti ilgilendiren isleri görüp gereken hükümleri verirlerdi. Hastalik veya baska bir sebepten dolayi padisahin istirak etmemesi halinde onun yerine vezir-i azam baskanlik ederdi. Solakzâde'nin bir ifadesine dayanilarak Fâtih'in, Divan baskanligini terk edisi söyle bir hadiseye baglanir: Bir gün Fâtih'in baskanliginda Divan toplantisi yapildigi sirada isini takip etmek üzere payitahta gelmis olan bir Türk köylüsü, Divan çavuslarinin ellerinden kurtularak toplanti yerine girer ve "Devletlû Hünkâr kanginizdir, sIkayetim var" demis. Bir suikast tehlikesini de beraberinde getiren bu hareket, padisahin canini sIkmis. Vezir-i A'zam Gedik Ahmed Pasa'nin tavsiyesiyle hükümdarin Divan müzakerelerini bir perde arkasindan dinlemesi ve vezâret mührünün yani mühr-i hümayunun vezir-i a'zama verilmesi sistemi kabul edilmisti. Bundan sonra adi geçen vezir-i a'zamin teklifi üzerine padisahlar için toplanti mahallinin arkasinda biraz yüksekçe ve önü kafesli bir yer yapilmisti. Bundan sonra padisahlar, divan müzakerelerini oradan dinleyip takip etmeye baslamislardi.

Bu hadiseden sonra Fatih Sultan Mehmed, divan müzakerelerine baskanlik etmeyip bir perde veya kafes arkasindan dinlerdi. Meshur kanunnâmesinde de "Cenab-i serifim pes-i perdede oturup" demek suretiyle bunu bir kanun hükmü haline getirmisti. Görüldügü gibi II. Murad da dahil olmak üzere Osmanli hükümdarlari devamli olarak halkla temasta bulunuyor, bizzat davalari dinleyip devlet islerini görüyorlardi.

Öyle anlasiliyor ki, Osmanlilarin ilk dönemlerinden itibaren hükümdarlar, halk ile temas ediyor, her firsatta halka yardimci olmaya çalisiyorlardi. Bunu bilen halk, sIkâyet, taleb ve arzularini çesitli vesilelerle hükümdarlara ulastiriyordu. Bu anlayis, kökleri mazide olan eski bir an'anenin yerlesmesine sebep oluyordu. Bu an'anelerden biri, Hz. Peygamber'den beri devam edegelmekte idi. Buna göre Medine sehir devletinde, oldukça sade bir yapi içerisinde halk, külfetsizce Hz. Peygamber ile görüsüyordu. Süphesiz ki bu davranis, daha sonraki Müslüman hükümdarlar için ideal bir örnek teskil ediyordu. Hulafa-i Rasidîn döneminde gelisen fetihlerle büyüyen idarî yapida, çok farkli inanç ve düsüncede olan kimselerin mevcud olmasi, bazi suikast ve cinayet ihtimallerini de akla getiriyordu. Bu yüzden halifelerin halk ile temaslarinda bazi tedbirlerin alinmasi ihtiyaci dogdu.

Halk ile Osmanli hükümdarlari arasindaki münasebeti saglayan çesitli vesileler vardi. Cuma ve bayram namazlari, ava çikma, Istanbul'un içi ve çevresindeki mesire yerlerine, saray ve kasirlara yapilan ziyaretler, halka hükümdara ulasma imkani veren firsatlardi.

Osmanli hükümdarlari, daha Osman Bey'den itibaren mesru mazeretlerinin disinda Cuma namazini sarayin disinda ve halka açik bir camide kilmaya büyük bir itina gösteriyorlardi. Bu durum, vekayinâme, hatirat ve seyahatnâmelerden açikça anlasilmaktadir. Cuma selamligi sirasinda üzerinde durulmasi gereken en önemli husus, halkin dilek ve bilhassa sIkayetlerini bizzat hükümdara ulastirmis olmasidir. Osmanli tarihi boyunca bunun pek çok örnegini görmek mümkündür. Aslinda Osmanli Devleti'nde tebeanin padisaha ulasmasi yerlesmis bir gelenekti.

Padisahlarin zaman zaman kiyafet degistirerek halk arasinda dolasip kamuoyunu yoklamalari (tebdil gezmeleri), günlük hayatlari, yemekleri, Istanbul ve civarinda çesitli gezintiler' saltanat kurumu açisindan önemli hususlardir.

Gerek günümüzde gerekse tarihteki devletlerde oldugu gibi Osmanlilarda da hükümdarin hakimiyet (egemenligini)'ini temsil eden ve adina "Hükümdarlik alametleri" denilen isaret ve semboller vardi. Kaynaklar, yeri geldikçe bu sembollerden söz ederler. Buna göre kurulus döneminde Osmanli padisahlarinin hakimiyet sembolü olan hükümdarlik alametleri sunlardir: Payitaht, saray, çadir (otag), taht, tac, hutbe, sIkke, ünvan ve lakaplar, nevbet, kiliç, bayrak, tiraz, tug.

Padisahlarin kullandiklari unvanlar, bunlarin kullanildigi yerler Osmanli hâkimiyet anlayisi açisindan önemlidir. Halil Inalcik ("Padisah", ÎA, IX) bunlari, ser'î ve örfî ünvanlar olarak iki kisimda degerlendirmekte ve resmî belgelerde bunlarin itina ile kullanildigina isaret etmektedir. Bunlar: bey, han, hâkan, Hüdavendigâr, gazi, kayzer, sultan, emîr, halife ve padisah gibi ünvanlardir. Bundan baska Yavuz Sultan Selim, Mercidabik zaferinden hemen sonra Haleb'de "Hadimu'l-Haremeyn es-Serifeyn" ünvanini kullandi. Bu ünvan daha sonraki padisahlarca da kullanildi.

OSMANLI SEHZÂDELERI

XIV. asrin sonlari ile XV. asirda, diger Anadolu beyliklerinde de görüldügü gibi "çelebi" ünvani ile de anilan Osmanli hükümdar çocuklarina, sehzâde ismi verilmekte idi. Mense' ve mânâsi tam olarak tesbit edilemeyen ve Türkçe bir kelime olan "çelebi" kelimesinin ilk defa Anadolu'daki Türkler tarafindan kullanildigi ifade edilmektedir.

Osmanli sehzâdeleri babalarinin sagliginda yüksek haslarla bir sancagin idaresine (sancaga çikma) tayin ediliyorlardi. Böylece, askerî ve idarî islerde tecrübe kazanip yetistiriliyorlardi. Sehzâdeler, tâkriben on-onbes yaslarinda tayin edildikleri sancaga gönderilirlerdi. Devlet islerinde kendilerini yetistirmek üzere, "lala" denilen tecrübeli bir devlet adami ile çesitli hizmetler için kalabalik bir maiyet verilirdi. Sehzâdeler, gidecekleri sancaga validelerini de beraberlerinde götürürlerdi. Sancakta bulunan sehzâdelere "Çelebi Sultan" denirdi.

Osmanli sehzâdelerinden, sancak beyi olanlarin maiyetlerinde nisanci, defterdar, reisü'l-küttab gibi kalem heyetiyle miralem, mirahur, kapi agasi ve diger bazi saray erkâni vardi. Çelebi sultanlarin yaslan müsaitse bizzat kendileri divan kurup sancaklarina ait isleri görürlerdi. Yaslari küçük olanlarin bu islerine de lalalari bakardi. Sancagin bütün islerinde söz sahibi olan lalalar, devletçe itimad edilen sahislardan (vezirlerden) tayin edilirdi. Sehzâdeler, kendi sancaklarinda zeâmet ve timar tevcih edebildikleri gibi berat ve hüküm verip bunlara kendi isimlerini hâvi tugra çekebilirlerdi. Ancak yapacaklari bu tayin ve tevcihlerde devlet merkezine bilgi vermek ve asil deftere kaydettirmek mecburiyeti vardi.

XV. yüzyil ortalarina kadar duruma göre Izmit, Bursa, Eskisehir, Aydin, Kütahya, Balikesir, Isparta, Antalya, Amasya, Manisa ve Sivas gibi sehirler, baslica sehzâde sancak merkezleri olmustur. Sehzâdelere Rumeli'de sancak verilmesi kanun degildi. Sehzâdelerin bulunduklari sancak merkezlerinde çevrelerinde bir fikir ve kültür hâlesi meydana gelirdi.

Kurulus dönemindeki Osmanli sehzâdeleri, ya babalari ile beraber veya yalniz olarak sefere giderlerdi. Babalariyla sefere katildiklari zamanlarda ordunun yanlarinda, bazan da gerisindeki (ihtiyat) kuvvetlere komuta ederlerdi. Her Osmanli sehzâdesi, veliahd tayini usûlü olmadigindan dolayi hükümdar olma hakkina sahipti. Bu sebeple hükümdar olana karsi zaman zaman diger kardeslerin saltanat iddiasiyle ortaya çiktiklari görülür. Bu arada Savci Bey gibi, babasi I. Murad'a karsi hükümdarlik iddiasiyle ortaya çikanlar da olmustur.

III. Mehmed'in cülûsundan (1595) itibaren sehzâdelerin fiilen sancaga gönderilmeleri usûlü tamamen terk edilerek, onun adina bir vekil sancaga gönderilmistir. Sehzâdeler ise âdeta Harem'e hapsedilmislerdi. Bu gelenegin terk edilmesi, Osmanli saltanat kurumu için tam bir felaket olmustu. XVII-XVIII. asirlarda Topkapi Sarayi'nin Harem kisminda "Simsirlik" denilen dairede hayatini geçiren sehzâdelerin sahsiyetleri, tam gelisememis, ilim ve kültür bakimindan zayif kalmislardi. Bununla beraber XVIII. asrin sonlarinda sehzâdeler, tekrar serbest hareket eder olmus ve devlet isleri ile ilgilenir olmuslardir.

OSMANLI MERKEZ TESKILÂTI

Kurulus dönemi Osmanli Devleti'nde yönetim, eski Türk töresindeki asiret usûllerine göre tatbik ediliyordu. Bu mânâda memleket, ailenin müsterek mali sayiliyordu. Bununla beraber hükümdar, önemli konularda tek basina karar vermeyerek bir kisim devlet adaminin fikrine de müracaat ediyordu. Bu fonksiyon, daha sonra adina "Divan" denecek meclis (bir çesit bakanlar kurulu) tarafindan yerine getiriliyordu. Baslangiçta vezir-i azam ve vezirler, hükümdarin birinci derecede yardimcilari idi. Her sey belli kanun ve nizamlar çerçevesinde yürütülüyordu. Fâtih dönemine kadar örfe dayali olan bu sistem, Fâtih'le birlikte yazili kanun haline getirilmistir. Bununla beraber, devletin genel kanunlari disinda, her kaza ve sancagin ekonomik ve sosyal durumuna göre özel kanunlari vardi.

îdarede bütün yetki padisahin ve onu temsilen divanin elinde toplanmisti. Bu durum, mutlak bir merkezî otoriteyi ön plâna çikarmis oluyordu. Bu da devlete merkeziyetçi bir karekter kazandiriyordu. Çünkü daha kurulustan itibaren hükümdarlar, merkeziyetçilige giden bir yol tutmuslardi. Bu bakimdan bütün tayin ve aziller, merkezin bilgisi altinda yapiliyordu. Merkezin en önemli karar organi da "Divan-i Hümayûn" denilen müessese idi.

DIVAN-I HÜMÂYUN

Islâm dünyasinda, Hz. Ömer ile baslayan divan teskilati, daha sonra degisIk sekil ve isimlerle gelisip devam etti. Osmanli döneminde bizzat padisahin baskanliginda önemli devlet islerini görüsmek üzere toplanan Divan'a, "Divan-i Humâyun" denirdi. Bu müessesenin, devletin ilk yillarinda nasil gelistigine dair kesin bir bilgiye sahip degiliz. Ancak Ibn Kemâl, (Defter I, s. 28, 106) bu müessesenin daha Osman Gazi zamaninda ortaya çiktigini kayd eder. Herhalde bu, Anadolu beyliklerinde ortaya çikan divanin bir benzeri olmalidir ki, pek fazla bir gelisme göstermemistir. Babasinin yerine geçip Bey ünvanini alan Orhan döneminde, divanin varligi artik kesinlik kazanmis görünmektedir. Hatta ÂsIkpasazâde'nin, bu bey zamaninda, divana gelmek zorunda olan devlet adamlarinin (divan üyeleri) burmali tülbent, yani bir çesit sarik sarmalarini emr ettigini söylemesi, onun divan erkâni için bir kiyafet tesbit ettigini göstermektedir. Osmanli divani, daha sonra gelen hükümdarlar vâsitasiyle bir hayli gelistirilerek devletin en önemli organlari arasinda yer alacaktir.

Ilk dönem Osmanli divaninin çok sade ve basit oldugu tahmin edilebilir. Öyle anlasiliyor ki bu ilk divan, uç beyligi zamanindaki seklini az çok muhafaza etmisti. Divan heyetinde, Osmanli beyinin kendisinden baska bir veziri, muhtemelen hükümet merkezi olan sehrin kadisi, beyligin malî islerini idare eden nâib veya defterdar gibi az sayida üye vardi. Zaman zaman, bey yerine icabinda orduya kumanda eden sahis olarak sahnede Osmanli beyinin oglu görülmektedir ki, bu vaziyet, divan kurulusunun uç beyligi divaninin modeline göre oldugu hakkinda bir kanaat vermektedir. Fakat Selçuklu Devleti tamamen yikilip Mogol nüfuzu da sarsilmaya baslayinca müstakil bir devlet olma yolunu tutan Osmanli Beyligi'nde, divanin gittikçe Selçuklu divani modeline benzer bir mahiyet kazandigi görülür.

.
Osmanlı padişahlarının eşleri


I. Osman
1- Mal Hatun; Anadolu Selçuklu Veziri Ömer Abdülaziz Bey'in kızı ve Orhan Gazi'nin Annesi
2- Rabi'a Bala Hatun; şeyh Edebalı'nın kızı ve şehzade Alaaddin'in annesi

Orhan
1- Nilüfer Hatun; Yarhisar Tekfurunun kızı ve I. Murad ve şehzade Kasım'ın Annesi. Eski adı Holofiro
2- Asporça Hatun; Bizans ımparatoru'nun kızı ve şehzade ıbrahim'in Fatma Hatun'un annesi.
3- şeodora Hatun; şehzade Halil'in annesi ve ımparator kızı.
4- Eftandise Hatun; Mahmud Alp'in kızıdır.

I. Murad
1- Gülçiçek Hatun; Yıldırım Bayezid'in ve Yahşi Bey'in Annesi
2- Marya şamara Hatun; Bulgar Kralı'nın kızı
3- Paşa Melek Hatun; Kızıl Murad Bey'in kızı
4- Fülane Hatun; Candaro ullarından bir beyin kızı
5- Fülane Hatun; Bulgar Beyinin kızı

I. Bayezid
1- Germiyano lu Devlet şah Hatun; ısa, Mustafa ve Musa'nın annesi
2- Devlet Hatun; Yine Germiyeno lu oldu u söylenen ve Sultan Mehmed Çelebi'nin annesi ve ilk Valide Sultan
3- Hafsa Hatun; Aydıno lu ısa Bey'in kızı
4- Sultan Hatun; Dulkadiro lu Süleyman şah'ın kızı
5- Marya Olivera Despina Hatun; Sırbistan Kralı Lazar'ın kızı

I. Mehmed
1- şeh-zade Kumru Hatun; Amasyalı bir Paşa'nın torunu
2- Emine Hatun; Dulkadiro lu Mehmed Bey'in kızı ve II. Murad'ın annesi

II. Murad
1- Dulkadiro lu Alime Hatun
2- Yeni Hatun; Amasyalı Mahmud Bey'in kızı
3- Hüma Hatun; Abdullah isimli bir şahsın kızı ve Fatih'in Annesi. Fatih'in annesinin devşirme oldu u nakledilmektedir. Ancak müslüman oldu u kesindir ve hele Ortodoks olan Mara Hatun ile Fatih'in üvey annelik dışında alakası yoktur.
4- Tacünnisa Hatice Halime Hatun; Candaro lu ısfendiyar Bey'in kızıdır.
5- Mara Hatun; Çocuksuz ve ortodoks olarak ölen ve Fatih'in üvey annesi olan bu kadın Sırbistan Despotu Corc Bronkoviç'in kızı

II. Mehmed
1- Gülbahar Hatun; II. Bayezid ile Gevher Sultan'ın annesi
2- Gülşah Hatun; Karamano ullarından ıbrahim Bey'in kızıdır.
3- Sitti Mükrime Hatun; Dulkadiro lu Süleyman Bey'in kızıdır.
4- Çiçek Hatun; Türkmen Beyi kızıdır.
5- Helene Hatun; Mora Despotu Demetrus'un kızıdır.
6- Anna Hatun; Trabzon ımparatoru'nun kızıdır; evlilikleri kısa sürmüştür.
7- Alexias Hatun; Bizans Prenseslerindendir.

II. Bayezid
1- Nigar Hatun; şehzade Korkut ile Fatma Sultan'ın annesi ve Abdullah Vehbi kızı
2- şirin Hatun; Abdullah kızı ve şehzade Abdullah'ın annesi
3- Gülruh Hatun; Abdülhayy kızı ve Alemşah ile Kamer Sultan'ın annesi
4- Bülbül Hatun; Abdullah kızı ve şehzade Ahmed ile Hundi Sultan'ın annesi
5- Hüsnüşah Hatun; Karamano lu Nasuh Bey'in kızı
6- Gülbahar Hatun; Abdüssamed kızı ve muhtemelenYavuz'un annesi
7- Ferahşad Hatun; Kefe Sancak Beyi Mehmed'in annesi
8- Ayşe Hatun; Dulkadiro lu Alaaüddevle Bozkurd Bey'in kızı ve bir görüşe göre Yavuz'un annesi

I. Selim
1- Ayşe Hatun; Mengli Giray I'in kızı ve Beyhan ile şah Sultan'ın annesi
2- Ayşe Hafsa Hatun; Kanuni, Hatice, Fatma ve Hafsa Sultanların annesi

I. Süleyman
1- Hürrem Haseki Sultan; Kanuni'nin nikah aldı ı ve aslen Ukran bir Ortodoks rahibin kızı yahut Fransız veya ıtalyan oldu u hususunda iddialar bulunan cariyedir. şehzade Mehmed ve II. Selim'in annesi
2- Mahidevran Kadın; Abdullah kızı ve şehzade Mahmud'un annesi
3- Gülfem Hatun; Cariyelerden ve şehzade Murad'ın annesi
4- Fülane Hatun; Abdullah kızı ve şehzade Mahmud'un annesi

II. Selim
1- Nurbanu Sultan; III. Murad'ın annesi ve ıtalyan asıllı bir cariyedir.

III. Murad
1- Safiye Valide Sultan (Venedikli Baffo); III. Mehmed ile Ayşe Sultan'ın annesi ve cariye. Osmanlı hareminde devlet işlerine en çok müdahale eden Kadın Efendi.
2- şems-i Ruhsar Haseki; Rukkiyye Sultan'ın annesi. Medine'de vakfı var.
3- şah-i Huban Haseki
4- Naz-perver Haseki

III. Mehmed
1- Handan Valide Sultan; I. Ahmed'in annesi
2- Fülane Valide Sultan; Abaza asıllı ve I. Mıstafa validesi
3- Fülane Haseki; şehzade Mahmud annesi
4- Fülane Haseki; şehzade Selim annesi

I. Ahmed
1- Hatice Mahfiruz Sultan; Genç Osman'ın annesi
2- Kösem Sultan (Mahpeyker Sultan); IV. Murad'ın annesi ve Osmanlı Hareminin en namdar kadını
3- Fatma Haseki; Cariyelerdendir.

II. Osman
1- Akile (Rukiyye) Hanım; şeyhülislam Esad Efendi'nin kızıdır ve hür kadınlardan nikah ile evlenilen nadir kadınlardandır.
2- Ayşe Hanım; Pertev Paşa'nın torunu

IV. Murad
1- Ayşe Haseki Sultan

ıbrahim
1- Hatice Turhan (Tarhan) Valide Sultan; Rus asıllı bir cariyedir ve uzun yıllar naibe-i saltanatlık yapmıştır. IV. Mehmed'in annesidir.
2- Saliha Dil-aşub Valide Sultan; II. Süleyman'in annesi ve cariye. III. Haseki oldu u sanılıyor.
3- Hatice Muazzez Sultan; II. Haseki'dir ve II. Ahmed'in annesidir.
4- Hüma şah Haseki Sultan (Telli Haseki); Sultan ıbrahim'in en çok sevdi i Haseki'si. Nikah ile kadınlı a alındı.
5- Ayşe Sultan; 4. Haseki
6- Mah-i Enver Sultan; 5. Haseki
7- şivekar Sultan; 6. Veya 7. Haseki

IV. Mehmed
1- Meh-pare Emetüllah Rabi'a Gülnuş Valide Sultan; Gülnuş Sultan diye bilinir. Girit'li bir ailenin kızıdır. II. Mustafa ve III. Ahmed'in annesidir.
2- Afife Kadın
3- Gülnar Kadın
4- Kaniye Haseki
5- Siyavuş Haseki

II. Süleyman
1- Hatice Haseki; Baş Kadın'dır
2- Behzat Haseki
3- ıvaz Haseki
4- Sülün Haseki
5- şeh-süvar Haseki
6- Zeyneb Haseki

II. Ahmed
1- Rabi'a Haseki Sultan; Haseki Sultan diye anılırdı.

II. Mustafa
Kadın Efendileri

1- Ali-cenab; Baş Haseki
2- şeh-Süvar Valide Sultan; 4 Haseki ve III. Osman'ın annesi
3- Saliha Sebkati Valide Sultan; Cariyelerinden ve I. Mahmud'un annesi
4- Hüma şah Haseki
5- Afife Haseki
6- Hatice Haseki

ıkballeri

7- Hafsa Sultan; Üçüncü Haseki oldu u söyleniyorsa da Kadın Efendi olması kuvvetlemuhtemeldir.
8- Hanife Hatun; ıkinci veya Üçüncü ıkbaldir.
9- Fatma şahin Hatun

III. Ahmed
Kadın Efendileri

1- Emetullah Baş Kadın; Baş Haseki
2- Rukıyye ıkinci Kadın
3- Emine Mihrişah ıkinci Kadın; III. Mustafa'nın annesi
4- Hatice ıkinci Kadın
5- Rabi'a şermi Kadın
6- Zeyneb Kadın
7- Emine Musall Kadın
8- Hanife Kadın
9- Gülşen Kadın
10- Ümmü Gülsüm Kadın
11- Hurrem Kadın
12- Meyli Kadın
13- Fatma Hüma şah Kadın
14- Nijad Kadın
15- Nazife Kadın

ıkballeri

16- şayeste Sultan
17- Ayşe Hanım; ıkinci veya üçüncü ıkbaldir.
18- Hatem Hatun

I. Mahmud
Kadın Efendileri

1- Hace Ali-cenab Baş Kadın
2- Hace Ayşe Kadın
3- Hace Verd-i Naz Dördüncü Kadın
4- Hatice Rami Altıncı Haseki
5- Hatem ıkinci Kadın
6- Raziye Kadın

ıkballeri

7- Meyyase Hanım; Bai ıkbal
8- Fehmi Hanım; ıkinci ıkbaldir.
9- Habbabe Hanım
10- Sırrı Hanım

III. Osman
Kadın Efendileri

1- Leyla Baş Kadın
2- Zevki Üçüncü Kadın
3- Ferhunde Emine Dördüncü Kadın

III. Mustafa

Kadın Efendileri

1- Avn'ül-Hayat Baş Kadın Efendi
2- Mihr-i şah Valide Sultan; Baş Kadın Efendi ve III. Selim'in annesi
3- Rif'at ıkinci Kadın Efendi
4- Ayşe Adil-şah Üçüncü Kadın Efendi
5- Fehmi Üçüncü Kadın Efendi
6- Binnaz Üçüncü Kadın Efendi

I. Abdülhamid
Kadın Efendileri

1- Ayşe Sine-perver Valide Sultan; IV. Mustafa'nın annesi ve IV. Kadınefendi
2- Nakş-ı Dil Valide Sultan; II. Mahmud'un annesi ve önce ıkinci ıkbal sonra Kadın Efendi
3- Hatice Ruh-şah Baş Kadın Efendi
4- Hüma şah Baş Kadın Efendi
5- Ayşe Baş Kadın Efendi
6- Binnaz ıkinci Kadın Efendi
7- Dilpezir Kadın Efendi
8- Mehtabe Dördüncü Kadın Efendi
9- Misl-i Na-yab Kadın Efendi
10- Mu'teber Kadın Efendi
11- Nevres Üçüncü Kadın Efendi
12- Fatma şeb-safa Dördüncü Kadın Efendi
13- Mihrban Üçüncü Kadın Efendi

ıkballeri

14- Nükhet-seza Hanımefendi; Baş ıkbal
15- Ayşe Hanımefendi; ıkinci ıkbaldir.

III. Selim
Kadın Efendileri
1- Nef-i Zar Baş Kadın Efendi
2- Hüsn-i Mah Baş Kadın Efendi
3- Zib-i Fer ıkinci Kadın Efendi
4- Afitab Üçüncü Kadın Efendi
5- Re'fet Dördüncü Kadın Efendi
6- Nur-i şems Kadın Efendi
7- Gonca-nigar Kadın Efendi
8- Dem-hoş Kadın Efendi
9- Tab-ı Safa Üçüncü Kadın Efendi
10- Ayn-ı Safa Kadın Efendi
11- Mahbube Kadın Efendi

ıkballer

12- Meryem Hanımefendi
13- Mihriban Hanımefendi
14- Fatma Fer-i cihan Hanım Efendi

IV. Mustafa
Kadın Efendileri

1- şevr-i Nur Baş Kadın Efendi
2- Dil-pezir ıkinci Kadın Efendi
3- Seyyare Üçüncü Kadın Efendi
4- Peyk-i Dil Dördüncü Kadın Efendi

II. Mahmud

Kadın Efendileri

1- Bezm-i Alem Valide Sultan; I. Abdülmecid'in annesi
2- Pertev-niyal (Nihal) Valide Sultan; Sultan Abdülaziz'in annesi ve Beşinci Kadın Efendi
3- Haciye Pertev-Piyale Nev-fidan Baş Kadın Efendi
4- Ali-cenab Baş Kadın Efendi
5- Fatma Baş Kadın Efendi
6- Aşub-i Can ıkinci Kadın Efendi
7- Haciye Hoş-yar ıkinci Kadın Efendi
8- Nurtab Dördüncü Kadın Efendi
9- Misl-i Na-yab ıkinci Kadın Efendi
10- Perviz-felek Dördüncü Kadın Efendi
11- Vuslat Üçüncü Kadın Efendi
12- Zer-nigar Üçüncü Kadın Efendi
13- Ebr-i Reftar ıkinci Kadın Efendi

ıkballeri

14- Hüsn-i Melek Hanımefendi; Baş ıkbal
15- Zeyn-i Felek Hanımefendi; ıkinci ıkbaldir.
16- Tiryal Hanımefendi; Üçüncü ıkbal
17- Lebriz-Felek Hanımefendi; Dördüncü ıkbal

I. Abdülmecid
Kadın Efendileri

1- Servet-seza Baş Kadın Efendi
2- şevk-efza Valide Sultan; Sultan V. Murad'ın annesi ve ıkinci Kadın Efendi
3- Hoş-yar ıkinci Kadın Efendi
4- Tir-i Müjgan Valide Sultan; Üçüncü Kadın Efendi ve II. Abdülhamid'in annesi
5- Verd-i Cenan Üçüncü Kadın Efendi
6- Gül-cemal Dördüncü Kadın Efendi
7- Rahime Perestu Valide Sultan; Dördüncü Kadın Efendi ve II. Abdülhamid'in manevi annesi
8- Gülistu (Gülistan) Dördüncü Kadın Efendi
9- Düzd-i Dil Üçüncü Kadın Efendi
10- Bezmi (Bezmara)Altıncı Kadın Efendi
11- Mahitab Beşinci Kadın Efendi

ıkballeri

12- Nalan-ı Dil Hanımefendi; Üçüncü ıkbal.
13- Ceylan-yar Hanımefendi; ıkinci ikbaldir.
14- Ayşe Ser-firaz Hanımefendi; ıkinci ıkbal. Sarayın adını batıran bir kadındır.
15- Nergis (Nergizu) Hanımefendi; Dördüncü ıkbal
16- Navek-misal Hanımefendi; Dördüncü ikbal
17- Nesrin Hanımefendi; ıkinci ıkbal
18- şayeste Hanımefendi; Dördüncü ıkbal
19- Nükhet-seza Hnımefendi; Baş ıkbal

Gözdeler

20- Yıldız Hanımefendi; 2. Gözde
21- Saf-derun Hanımefendi; 4. Gözde
22- Hüsn-i Cenan Hanımefendi; 3. Gözde

Abdülaziz
Kadın Efendileri

1- Dürr-i Nev Baş Kadın Efendi
2- Hayran-ı Dil ıkinci Kadın Efendi
3- Eda-Dil ıkinci Kadın Efendi
4- Neş'erek (Nesrin) Üçüncü Kadın Efendi
5- Gevheri Dördüncü Kadın Efendi

V. Murad
Kadın Efendileri

1- Elru Mevhibe Baş Kadın Efendi
2- Reftar-ı Dil ıkinci Kadın Efendi
3- şayan Üçüncü Kadın Efendi
4- Meyl-i Servet Dördüncü Kadın Efendi

ıkballeri

5- Resan Hanımefendi; Baş ıkbal
6- Cevher-riz Hanımefendi; ıkinci ıkbal
7- Nev-Dürr Hanımefendi; Üçüncü ıkbal
8- Remiş-Naz Hanımefendi
9- Filiz-ten Hanımefendi

Gözdeler

10- Visal-i Nur Hanım; Gözde

II. Abdulhamid
Kadın Efendileri

1- Nazik-eda Baş Kadın Efendi
2- Bedr-i Felek Baş Kadın Efendi
3- Safi-naz Nur-efzun ıkinci Kadın Efendi
4- Bidar ıkinci Kadın Efendi
5- Dilpesend Üçüncü Kadın Efendi
6- Mezide Mestan Üçüncü Kadın Efendi
7- Emsal-i Nur Üçüncü Kadın Efendi
8- Ayşe Dest-i Zer Müşfika (Kayıhan) Dördüncü Kadın Efendi

ıkballeri

9- Saz-kar Hanımefendi; Baş ıkbal
10- Peyveste Hanımefendi; ıkinci ıkbal
11- Fatma Pesende Hanımefendi; Üçüncü ıkbal
12- Behice (Maan) Hanımefendi; Dördüncü ıkbal
13- Saliha Naciye Hanımefendi; Dördüncü ıkbal

Gözdeler

14- Dürdane Hanım; Baş Gözde
15- Calibos Hanım; 2. Gözde
16- Nazlıyar Hanım; 3. Gözde

V. Mehmed Reşat
1- Kam-res Baş Kadın Efendi
2- Dürr-i And ıkinci Kadın Efendi
3- Mihr-engiz ıkinci Kadın Efendi
4- Naz-perver Üçüncü Kadın Efendi
5- Dil-firib Dördüncü Kadın Efendi

VI. Mehmed

Kadın Efendileri

1- Emine Nazik-eda Baş Kadın Efendi
2- şadiye Meveddet ıkinci Kadın Efendi
3- ınşirah Kadın Efendi
4- Nevvare Üçüncü Kadın Efendi
5- Ni'met Nev-zad Hanım Efendi



Osmanli Vezirleri

I. Osman
Orhan Gazi
Alaüddin Paşa (ılk sadrazam)
Gündüz Alp (ınönü Beyi)
Hasan Alp (Yarhisar Beyi)
Turgut Alp (ınegöl Beyi)
Konur Alp
Abdurrahman Gazi
Samsa Çavuş
Köse Mihal Gazi
Yutulmuş Birader
Ak Temür (Osman Gazi'nin torunudur)
Karamürsel
Akçakoca
Saltuk Alp
Taz Ali
Akbaş
Mahmut Alp
Karao lan
Kara Tekin
Candarlı Mevlana Kara Halil
Aydo du

Orhan
Alaüddin Paşa
Süleyman Paşa
Mahmuto lu Nizamüddin Paşa
Hacı Paşa
Sinanüddin Yusuf Paşa

I. Murad
Sinanüddin Yusuf Paşa
Çandarlı Kara Halil Hayreddin
Çandarlı Ali Paşa

I. Bayezid
Çandarlı Ali Paşa

I. Mehmed
Osmancıklı ımam-zade Halil Paşa
Çandarlı ıbrahim Paşa
Amasyalı Bayezid Paşa

II. Murad
Amasyalı Bayezid Paşa
Çandarlı ıbrahim Paşa
Amasyalı Hızır Danişmendo lu Koca Mehmed Nizamüddin Paşa
Çandarlı Halil Paşa

II. Mehmed
Çandarlı Halil Paşa
Mahmud Paşa
Rum Mehmed Paşa
ıshak Paşa
Gedik Ahmed Paşa
Karamani Mehmed Paşa

II. Bayezid
ıshak Paşa
Davud Paşa
Hersek-zade Ahmed Paşa
Çandarlı ıbrahim Paşa
Mesih Paşa
Hadım Ali Paşa
Koca Mustafa Paşa

I. Selim
Koca Mustafa Paşa
Hersekzade Ahmed Paşa
Dukakino lu Ahmed Paşa
Hadım Sinan Paşa
Yunus Paşa
Piri Mehmed Paşa

I. Süleyman
Piri Mehmed Paşa
ıbrahim Paşa
Ayas Mehmed Paşa
Lütfi Paşa
Hadım Süleyman Paşa
Rüstem Paşa
Kara Ahmed Paşa
Semiz Ali Paşa
Sokullu Mehmed Paşa

II. Selim
Sokullu Mehmed Paşa
Semiz Ahmed Paşa
Lala Mustafa Paşa
Koca Sinan Paşa
Kanijeli Siyavuş Paşa
Özdemiro lu Osman Paşa
Mesih Paşa
Ferhad Paşa

III. Murad
Sokullu Mehmed Paşa
Semiz Ahmed Paşa
Koca Sinan Paşa
Kanijeli siyavuş Paşa
Özdemiro lu Osman Paşa
Mesih Paşa
Ferhad Paşa

III. Mehmed
Ferhad Paşa
Koca Sinan Paşa
Lala Mehmed Paşa
Damad ıbrahim Paşa
Cı ala-zade Sinan Paşa
Hasan Paşa
Cerrah Mehmed Paşa
Yemişçi Hasan Paşa

I. Ahmed
Malkoç Ali Paşa
Lala Mehmed Paşa
Derviş Mehmed Paşa
Kuyucu Murad Paşa
Nasuh Paşa
Öküz Mehmed Paşa
Halil Paşa

II. Osman
Halil Paşa
Kara Mehmed Paşa
Güzelce Ali Paşa
Ohrili Hüseyin Paşa
Dilaver Paşa

IV. Murad
Kemankeş Kara Ali Paşa
Çerkes Hasan Paşa
Müezzinzade Hafız Ahmed Paşa
Halil Paşa
Hüsrev Paşa
Topal Recep Paşa
Tabanı Yassı Mehmed Paşa
Bayram Paşa
Tayyar Mehmed Paşa
Kemankeş Kara Mustafa Paşa

ıbrahim
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
Civan Kapıcıbaşı Sultanzade Semin Mehmed Paşa
Salih Paşa
Kara Musa Paşa
Hezarpare Ahmed Paşa
Mehmed Paşa

IV. Mehmed
Sofu Mehmed Paşa
Kara Murad Paşa
Melek Ahmed Paşa
Siyavuş Paşa
Gürcü Mehmed Paşa
Tarhuncu Ahmed Paşa
Derviş Mehmed Paşa
ıpşir Mustafa Paşa
Süleyman Paşa
Deli Hüseyin Paşa
Zurnazen Mustafa Paşa
Boynue ri Mehmed Paşa
Köprülü Mehmed Paşa
Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
Kara ıbrahim Paşa
Sarı Süleyman Paşa
Siyavuş Paşa

II. Süleyman
Siyavuş Paşa
Nişancı Mehmed Paşa
Bekri Mustafa Paşa
Köprülüzade Fazıl Mustafa Paşa

II. Ahmed
Köprülüzade Fazıl Mustafa Paşa
Arabacı Ali Paşa
Çalık Ali Paşa
Bozoklu Bıyıklı Mustafa Paşa
Sürmeli Ali Paşa

II. Mustafa
Sürmeli Ali Paşa
Elmas Mehmed Paşa
Amcazade Hüseyin Paşa
Daltaban Mustafa Paşa
Rami Mehmed Paşa

III. Ahmed
Kavanoz Nişancı Ali Paşa
Enişte Hasan Paşa
Kalaylıkoz Ahmede Paşa
Baltacı Mehmed Paşa
Çorlulu Ali Paşa
Köprülü-zade Damad Numan Paşa
Baltacı Mehmed Paşa
A a Yusuf Paşa
Silahdar Süleyman Paşa
Hacı Halil Paşa
Nişancı Mehmed Paşa

I. Mahmud
Damad Mehmed Paşa
Kabakulak ıbrahim Paşa
Topal Osman Paşa
Hekimo lu Ali Paşa
Gürcü ısmail Paşa
Seyyid Mehmed Paşa
Muhsin-zade Abdullah Paşa
Ye en Mehmed Paşa
Hacı ıvaz Mehmed Paşa
Nişancı Hacı Ahmed Paşa
Hekimo lu Ali Paşa
Seyyid Hasan Paşa
Tiryaki Hacı Mehmed Paşa
Boynue ri Seyyid Abdullah Paşa
Mehmed Emin Paşa
Bahir Mustafa Paşa

III. Osman
Bahir Mustafa Paşa
Hekimo lu Ali Paşa
Başdefterdar Naili Abdullah Paşa
Bıyıklı Ali Paşa
Mehmed Said Paşa
Bahir Mustafa Paşa
Koca Ragıp Mehmed Paşa

III. Mustafa
Koca Ragıp Mehmed Paşa
Hamza Hamid Paşa
Bahir Mustafa Paşa
Muhsin-zade Mehmed Paşa
Hamza Mahir Paşa
Hacı Mehmed Emin Paşa
Moldovancı Ali Paşa
ıvaz-zade Halil Paşa
Silahdar Mehmed Paşa
Muhsin-zade Mehmed Paşa

I. Abdülhamid
Muhsin-zade Mehmed Paşa
ızzet Mehmed Paşa
Derviş Mehmed Paşa
Darendeli Cebecizade Mehmed Paşa
Kalafat Mehmed Paşa
Seyyid Mehmed Paşa
ızzet Mehmed Paşa
Hacı Ye en Mehmet Paşa
Halil Hamid Paşa
şahin Ali Paşa
Koca Yusuf Paşa

III. Selim
Koca Yusuf Paşa
Meyyit Hasan Paşa
Gazi Hasan Paşa
Çelebizade şerif Hasan Paşa
Koca Yusuf Paşa
Damat Melek Mehmed Paşa
ızzet Mehmed Paşa
Yusuf Ziyaüddin Paşa
Hafız ısmail Paşa
ıbrahim Hilmi Paşa

IV. Mustafa
ıbrahim Hilmi Paşa
Çelebi Mustafa Paşa

II. Mahmud
Alemdar Mustafa Paşa
Memiş Paşa
Yusuf Ziyaüddin Paşa
Laz Ahmed Paşa
Hurşid Ahmed Paşa
Mehmed Emin Rauf Paşa
Derviş Mehmed Paşa
Seyyid Ali Paşa
Benderli Ali Paşa
Hacı Salih Paşa
Hamdullah Paşa
Ali Paşa
Mehmed Said Galip Paşa
Benderli Selim Sırrı Paşa
ızzet Mehmed Paşa
Reşid Mehmed Paşa
Mehmed Emin Rauf Paşa

I. Abdülmecid
Koca Hüsrev Mehmed Paşa
Mehmed Emin Rauf Paşa
ızzet Mehmed Paşa
ıbrahim Sarım Paşa
Mustafa Reşid Paşa
Mehmed Emin Rauf Paşa
Damad Mehmed Ali Paşa
Mustafa Naili Paşa
Mehmed Emin Ali Paşa
Mehmed Ali Paşa
Mehmed Emin Paşa
Mehmed Rüştü Paşa

Abdülaziz
Mehmed Emin Paşa
Ali Paşa
Mehmed Fuad Paşa
Yusuf Kamil Paşa
Mütercim Rüştü Paşa
Mehmed Emin Ali Paşa
Mahmud Nedim Paşa
Mişat Paşa
Ahmed Esad Paşa
Mehmed Rüşdü Paşa
Hüseyin Avni Paşa
Esad Paşa

II. Abdülhamid
Mütercim Rüştü Paşa
Mişat Paşa

V. Mehmed
Hüseyin Hilmi Paşa
Hakkı Paşa
Said Paşa
Gazi Ahmed Muhtar Paşa
Kamil Paşa
Mahmud şevket Paşa
Said Halim Paşa
Talat Bey

VI. Mehmed
Talat Paşa
Ahmed ızzet Paşa
Tevfik Paşa
Damat Ferid Paşa
Ali Rıza Paşa
Salih Paşa
Damat Ferid Paşa
Tevfik Paşa


Islâm egitim tarihi içinde müstesna bir yeri bulunan Osmanli medreseleri, orta ve yüksek tahsili gerçeklestiren müesseselerdi. Medrese, memleketin ihtiyaç duydugu kültürü veren ve elemanlari yetistiren bir egitim ve ögretim kurulusudur. Daha önceki devirlerde oldugu Osmanli'da da sahislar tarafindan tesis edilen ve yasamasi için vakiflar kurulan medreselerin hocalarina "müderris" (profesör), yardimcilarina da "muîd" (asistan, arastirma görevlisi) denirdi. Medrese talebesi ise "danismend", "suhte" veya "talebe" adlariyla anilirdi. "Sibyan Mektebi" veya o seviyede özel egitim görmüs olan kimseler, medreselere giderek muayyen hocalardan bir program dahilinde belirlenmis dersleri okurlardi.

Osmanli Devleti, mükemmel bir egitim, askerî ve idarî teskilâta sahip bulunuyordu. Bu teskilât, XVI. asirda, günümüzdeki modern devletlerin teskilâtlari derecesinde muntazam ve mürekkeb bir manzara arzetmektedir. Gerek egitim ve ögretim, gerekse diger teskilâtlarla ilgili durumu daha iyi kavrayabilmek için, binlerce defter ve milyonlarca vesikanin bulundugu Osmanli arsivini görmek gerekir. Kendinden önceki Müslüman devletlerde oldugu gibi Osmanlilarda da medreseleri genel anlamda iki grupta mütalaa etmek gerekir. Bunlar: genel egitim veren medreseler ile özel egitim ve ögretim veren ihtisas medreseleridir.
Çemberlitaş'ın büyük sırrı ne?

Hakkında birçok iddia bulunan ve bir efsane haline gelen Çemberlitaş'ın gizemini bu defa da Soner Yalçın ele aldı
ışte Yalçın'ın Çemberlitaş'la ilgili iddiaları;

ÇEMBERLıTAş’IN GıZEMı: HEZARFEN ÇELEBı'NıN KıTABINDAKı SIR NE?

ıstanbul’daki Çemberlitaş restorasyonunu yürüten şirket yöneticisi, Çemberlitaş’ın altındaki odada Hz. ısa’ya ait kutsal eşyaların gömülü oldu unu açıkladı. Medya olaya geniş yer verdi.
Çemberlitaş’ın sırrı Osmanlı’dan günümüze hep merak konusu oldu. Bu konuda ilk tarihsel çalışmamızı Hezarfen Hüseyin Çelebi yaptı.
1670 yılında kaleme aldı ı “Kitabu tenkih-i tevarihu’l-müluk” adlı eserinde, bakın, Çemberlitaş’ın sırrı hakkında ne yazdı?… Önce yazarımızı tanıyalım:
Hezarfen Hüseyin Çelebi, 1606 yılında ıstanköy’de do du. Asıl adı, Hüseyin ıbn-i Cafer ıstanköyi eşşehir bi Hezarfen idi.
ıstanbul’da okudu. Bir süre Devlet-i Aliye-i Osmaniye’de memurluk yaptı. Devlet memurlu u sırasında tanıştı ı bir kişi yaşamını de iştirdi.
Bu kişi Osmanlı tarihinin en ilginç isimlerinden biriydi: Ali Ufki.
Ali Ufki bir dönmeydi.
Lehistanlı asil bir ailenin çocu u oldu u da iddia edildi, Litvanyalı oldu u da.30 yaşında Osmanlı tarafından esir alınınca hemen müslüman oldu.
Çok iyi e itimliydi. Rivayetlere göre, on yedi dil biliyordu. Sultan IV. Mehmed’in danışmanlı ına kadar yükseldi.
Tıp ve musiki konularında uzmandı. Türk musiki eserlerini ilk kez Batı notasıyla ka ıda o döktü.
Dinler tarihine de meraklıydı. Tevrat ve ıncil’den ilk çevirileri o yaptı. Bu çeviriler arasında, ilahi olarak okunan kutsal şiirler, mezamir de vardı.
Uzatmayayım; Hezarfen Hüseyin Çelebi, Ali Ufki’den çok etkilendi. Bugün hala en önemli kaynak kitaplar arasında gösterilen eserler yazdı.“Telhîsü'l-Beyân fî Kavânîn-i Âl-i Osmân” adlı kitabında Osmanlı kanunnamesini derledi.
(Haz. Sevim ılgürel, TTK Yayınları, Ankara 1998)
“Kitabu tenkih-i tevarihu’l-müluk” adlı eseri dünya tarihi üzerineydi. Tıp, tasavvuf ve co rafya üzerine ansiklopedik kitaplar kaleme aldı.
Bilinenin aksine, Osmanlı’da ilk uçma denemelerini yapan ilim adamı Hezarfen Hüseyin Çelebi’ydi.
Tarih konusunda kendisini o kadar yetiştirdi ki, Sultan IV. Mehmed’in tarih ö retmeni oldu.
Arapça, Farsça, Fransızca ve bir sözlük hazırlayacak kadar ıbranice biliyordu. Bu bilgilerden sonra gelelim bizim meseleye:
Hezarfen Hüseyin Çelebi meraklı biriydi. Konstantin’in neden Hıristiyan oldu u ve ıstanbul’a niçin yerleşti i, Ayasofya’yı kimin ne zaman yaptırdı ı , Fatih Sultan Mehmed’e kadar ıstanbul’da oturan 90 Rum Kayser’inin kimler oldu u gibi, kafasındaki yüzlerce sorunun yanıtını merak ediyordu.
Bu nedenle baş tercüman Hıristiyan Panayot’tan kitaplar alıp okudu.
Yetmedi. Ali Ufki’den yardım istedi. Yunanca ve Latince kitapları, Ali Ufki’ye okutturup notlar aldı.
ışte çıkardı ı bu notları da, “Kitabu tenkih-i tevarihu’l-müluk” adlı eserinde kullandı.
şimdi sözü, Çemberlitaş’ın sırrını 337 yıl önce yazmış olan Hezarfen Hüseyin Çelebi’ye bırakalım. Bakalım bugün hala konuşup tartıştı ımız Çemberlitaş’ın sırrı konusunda neler yazmış…

ÖNCE HIRıSTıYAN OLDU

“ılk defa ıstanbul’un temelini atıp taht şehri iden muzaffer Konstantin’dir.
Rum, Yunan ve Latin tarihçiler, bunun menakibini anlatırken rivayet ederler ki Konstantin önce Portekiz, ıspanya, Fransa ve ıngiltere vilayetlerinin padişahı olan Konstantiyus nam putperest bir melikin o lu idi.
Babası ölünce, yirmi üç yaşında iken Milad-ı Hazret-i ısa Aleyhisselam’ın üç yüz dokuzuncu senesinde babasının yerine Portekiz’de saltanat tahtına cülus eyledi.
Üçüncü seneden sonra Roma’da elli birinci kayser olan Maksentius nam kayser, gayet zalim ve habis bir adamdı.(…)
Muzaffer Konstantin azim alaylar ile Roma’ya girüp Maksentius’ün tahtına cülus etti. Milad-ı Hazret-i ısa’nın üç yüz on ikisinde Rum Padişahı oldu.”
“Beşinci senesinde sonra vücudunda lekeler peyda eden bir hastalı a tutulmasıyla o şehrin hekimlerini ça ırup, ‘benim marazımın ilacını bulun’ deyu ferman eyledi.
Anlar dahi ittifak idüp cevab verdiler ki, ‘e er bu şehrin meme emen çocuklarını toplayıp bo azladıktan sonra kanlarını büyük bir kazana doldurup kan ısıcak iken içine girüp oturmayasınız, bu marazdan halas olamazsınız’ dediklerinde emreyledi ki, şehrin meme emen çocuklarını valideleriyle toplayalar.”
“Mezhur Konstantin anaların feryatlarını göricek çocuklara merhamet edip, ‘ben bu marazdan helak dahi olursam olayım. Nahak yere bu kadar günahsız çocu un kanlarına girmeyeyim. Analarına ikişer altın vireler ve evlatlarıyla beraber azad idüp evlerine göndereler’ deyü buyurdu.”
“Ol gece rüyasında ‘Ümmet-i ısa’dan gizli olan Silyostros nam üsküfe baş vurursan marazdan kurtulursun’ derler.
Uyandıkda filhal mezhur hakimi isteyüp getirilmesini ferman eyledi. Varub getürdüler.
Mezbur üsküf gördükte dedi ki, ‘e er putlarını terk idüp, bundan sonra Hazret-i ısa’yı hak peygamber bilüp şeriatını tasdik edersen ilaç eylerim’ dedikte, ol saat imana gelüp Hazret-i ısa’nın din ve milletini ve emrettiklerini ve neyettiklerini tamamen kabul ve putlarını inkar etti ve hepsini kırdı.
Bunun üzerine hakim ilac idüp marazdan kurtuldu.”

ıSTANBUL’U KEşFETTı

“Saltanatının on sekizinci senesinden sonra rüyasında gördü ki, bir münasip ve bir büyük şehir bina eyleye. Ol sebebten Roma’dan çıkup diyar diyar gezüp Selanik’e geldikte havasını be enüp orada karar kıldı ve kiliseler ve hamamlar yaptırup sular getirdi.”
“ıki seneden sonra büyük bir bulaşıcı hastalık çıkup askerlerinin yarısından ziyadesi helak oldu.
Ol sebebden ve şapur nam Acem şahı üzerine sefer iktizası ile Anadolu’ya geçerken, Halkedoyn dedikleri şehre ki, halen Kadıköyü denmekle maruftur, oraya konup, eskiden ol şehri Acemler harap etmiş görüp tamirine ferman eyledi.”
“Ol eyyamda Halkedoyn’da ekabirden bir üstad hakim var idi.
Adına ihvayis derler idi. Hüsnü tabir ile ‘Padişahım şehrin binasını Vizantio yerine yapsanız daha münasip görünür’ dedikte, Konstantin dahi hüsnü itikad ile ıstanbul tarafına geçüp havası gayet ile latif yer ve şehir olmaya münasip görüp Milad-ı ısa’nın üç yüz yirmi dördüncü senesinde temelin atup binasına mübaşeret eyledi.
Namını Konstantaniye kodu.”
“Bundan sonra Roma’dan vesair vilayetlerden ekabirler ve tüccarlar getirdüp mamur eyledi. Ve saltanat şehri yaptı.”

VE ÇEMBERLıTAş’IN SIRRI


“Miladın üç yüz yirmi dokuz senesinde Tavuk Pazarı’ndan vaki olan kırmızı dikilitaşı (çemberlitaş) o oraya koydu.Bu amudun oraya konmasının sebebi şudur:
“Validesinin namı ki Helena nam hatundur. Kudüs-ü şerif ziyaretine varup Kamame nam kilisayı bina eyledikçe, Hıristiyanların itikadınca Yahudiler’in Hazret-i ısa’yı üzerine gerdikleri salibi ve eline ve aya ına vurdukları mıhları (çivileri) ve bazı mucizeyere ait eserleri Yahudilerden alup o lu Konstantin’e hediye getürdü.
Ol dahi, tazim ile alup, hazinesinde sakladı. Sonra zaman ile hatırına geldi ki, bizden sonra gelen melikler, caiz ki, bu mübarek eserlerin kadrini bilmeyüp saygıda kusur ideler, yahut saklamayup yabana atarlar.
Büyük günah ola. Emreyledi ki: Yerin altında kargir ve metin bir hücre bina idüp, ol hücrenin içine mezkur asarı koyup saklayalar. Sonra üzerine halen mevcut olan kırmızı amudu alamet için kodu.”
Okudu unuz gibi, Çemberlitaş’ın altında oldu u iddia edilen odada, kutsal hazinelerin oldu unu ilk yazan Türk tarihçi Hezarfen Hüseyin Çelebi’ydi.
Ama bugün oldu u gibi dün de Çemberlitaş’ın altındaki kutsal hazineler bu toprakların hep gündeminde oldu.
ıddiaları sayfalarına taşıyanlardan biri de, “Mecmua-i Fünun” idi…

ÇEMBERLıTAş HIRıSTıYANLAR ıÇıN KUTSALDI

Fardis Efendi, Mecmua-i Fünun dergisinde şöyle yazdı: “Çemberlitaş’ın kaidesi altında Hıristiyanlar için saygıya de er bazı eski eserler gömülüdür.
Bu sebepten ilk devirlerde halk burasını çok kutsal bir yer olarak sayardı. Yılda bir defa büyük halk kitleleri etrafına giderek ziyaret ederdi.”
Osmanlı’nın birkaç bilimsel kuruluşundan biri de Cemiyet-i ılmiye Osmaniye idi. Bu cemiyet her ay “Mecmua-i Fünun” (1862-1867) adında dergi çıkarırdı. Tarihimizde ansiklopedik içerik gelene inin ilk örne i olan bu dergiyi Münif Paşa yönetti.
Babıali Tercüme Odası katiplerinden Fardis Efendi (no: 35 sayfa 45-49) Çemberlitaş hakkında bakın neler yazmıştı: “Çemberlitaş’ın gerçek adı ‘Konstantin Sütunu’dur. Etrafında çemberler bulundu undan Türkler, Çemberlitaş demektedirler.
Civarında birçok yangınlar meydana geldi inden siyahlanmıştır.
Bu yüzden Avrupalılar ‘Yanık Sütun’ derler. Bizans döneminde ise ‘Somaki Sütun’ adı ile anılırdı.
“Bu sütun Dikilitaş gibi yekpare olmayıp 8 kızıl somaki taş parçasından mürekkeptir. Her taşın çevresi 33 ayak ve yüksekli i 10 ayak 9 parmaktır.
Sütunun yüksekli i yaklaşık olarak 90 ayaktır. Her parçasının üst tarafından defne dalı şeklinde kabartma pervazlar vardır.
“Sütunun üstüne Apollon’un heykeli konmuş ve bazı sembollerin ilavesiyle ımparator Konstantin’e benzetilmiştir.”
“Di er taraftan şu kitabe oyulmuştur: ‘Ey cihan mülkünün hükümdarı olan ısa, şu mahkumeni, saltanat asasını ve Roma devletini sana vakfü takdim ve himayene tevdi ettim.
Bunları afetlerden koru.’“Adı geçen küre 407 yılında, asa 541’de vuku bulan depremden, heykel ise daha sonraki devirlerde şiddetli bir rüzgardan yere düşerek parçalanmıştır.”
“Çemberlitaş dikildi i vakit 8, bir rivayete göre ise 10 parçadan ibaretti. MS 1080 yılında isabet eden bir yıldırımdan sonra iki-üç parçası yere düşmüş, bu olaydan 70-80 yıl sonra imparator Manuel Comnenes, düşen taş parçalarının yerine, bugün dahi tepesinde görünen mermer başlı ı yaptırmış, üzerine bir de haç diktirmiştir.”
“ıstanbul feşolunduktan sonra Çemberlitaş’ın üstündeki haç, Fatih Sultan Mehmed’in emriyle indirilmiştir.”
“Bazı rivayetlere göre Çemberlitaş’ın kaidesi altında Hıristiyanlar için saygıya de er bazı eski eserler gömülüdür.
Bu sebepten ilk devirlerde halk burasını çok kutsal bir yer olarak sayardı. Yılda bir defa büyük halk kitleleri etrafına giderek ziyaret ederdi.” Durun bitmedi: Çemberlitaş’ın sırrı Cumhuriyet döneminde de devam etti…

ATATÜRK DE ÇEMBERLıTAş’LA ıLGıLENDı


Çemberlitaş’ın altındaki kutsal hazineyle ilgili haberler Cumhuriyet döneminde de sürdü. Atatürk yurt dışından arkeologlar getirtti.
Tarih Mecmuası 1968 yılında üç sayısını bu konuya ayırdı. Ünlü tarihçiler bu konuda makaleler kaleme aldılar… 1918 yılında ıstanbul işgal altında iken Vatikan’dan bir grup rahip Çemberlitaş’ın yakınındaki Vezirhan’dan oda kiraladı.
Buradan tünel kazıp Çemberlitaş’ın altına gitmek isterlerken yakalanıp sınır dışı edildiler.
Atatürk bile Çemberlitaş’ın sırrıyla ilgilendi. 1929 yılında yurt dışından arkeologlar getirtti ise de bir sonuç alamadı.
Çemberlitaş sırrı 1960’lı yıllarda yine gündeme geldi.
Gündeme getiren ise yine bir yayın organıydı: Tarih Mecmuası.Bakın ünlü tarihçi Yılmaz Öztuna 1 haziran 1968’de neler yazmıştı:“Hazret-i ısa’nın gerildi i hakiki Haç’ın ıstanbul’da Çemberlitaş’ın altında oldu u hakkındaki görüşü kuvvetlendirecek deliller mevcuttur.”
“Ludwig Völkl’in 1957’de Münih’te basılan ‘Der Kaiser Konstantin’ adındaki ihtisas monografisinde bu fikri destekleyecek satırlar vardır. (Örne in) Haç’a ait parçalarla beraber Hazret-i ısa’nın kanının bulaştı ı topraklar da getirilmişti.”
“Bu kutsal eşya ile beraber, başka kutsal nesneler de bulundu. Bunlar, Hazret-i ısa’nın havarilerinden Andreas’ın ve ıncil’i yazı diline geçiren havarilerden Lukas’ın mantoları idi.
Anadolu’nun iki yerinde bulunan mantolar inşası bitmek üzere olan Havariyun Kilisesi’ne konuldu. Haç’la beraber Çemberlitaş’ın altına nakledilip edilmedi i hakkında Völkl bir şey söylemiyor.”
“Encyclopaedia Britannica’nın Cross maddesinde, gerçek Haç’ın 326 yılında ımparatoriçe Helena tarafından bulunmasının, Hıristiyan dininin inanışlarından oldu u belirtiliyor.
Yani Helena’nın ıstanbul’a bir haç getirdi i muhakkaktır.“Haç’ın Helena tarafından ıstanbul’a getirildi ini St. Ambroise, Rufinus, Sulpicius Severus gibi ça ın en muteber Hıristiyan tarihçileri yazmaktadırlar.”

HEYBELıADA RUHBAN OKULU


Tarih Mecmuası muhabiri Öz Dokuman, Heybeliada’daki Ruhban Okulu’na gitti ve okulun ö retim üyelerinden arkeoloji uzmanı Hristostomos Konstantinidis ile görüştü.
Konstantinidis okulun 40 bini aşkın kitabından, 24 ciltlik Büyük Yunan Ansiklopedisi, G. Jacquemet’in Katolizm, Eusebe’nin Vitta Konstantinis kitaplarını çıkarıp ilgili pragrafları gösterdi.
Bu kaynaklar da iddiaları do ruluyordu.
Okul müdürü Metropolit Maksimus Repanelis de iddianın do ru oldu una inanıyordu.
Çemberlitaş’ın altında kutsal hazinelerin oldu una inanan bir di er Hiristiyan din adamı ise, Vatikan’ın ıstanbul temsilcisi Padre Carotenuto idi.
“Haç’ın bir parçasının Kudüs bir parçasının Roma’da ve üçüncü parçasının ise ıstanbul’da oldu u do rudur. Ama ıstanbul’da nerede oldu undan emin de iliz” diyordu.
Tüm yazdıklarımızı toparlarsak, Çemberlitaş’ın sırrı 350 yılı aşkındır de işik zaman dilimlerinde gündemimize gelmektedir.
Ve görünen o ki, daha çok zaman da gelecektir.
---- A ----

ABAJUR : Aklınızda sizi meşgul bir iş pozitif sonuç verecek.
ADA : Hiç beklemedi iniz bir paraya kısa sürede kavuşacaksınız.
AÐAÇ : Uzun vadeli ve mutlu bir yaşam sizi bekliyor.
AÐ : Çevrenizde sizi kandırmak isteyenler var.
AHÇI : Bu günlerde yaptı ınız iş neticesinde size mutluluk getirecek.
AHTAPOT : Bu günlerde bazı karışık işlere gireceksiniz, dikkatli olun.
AıLE : Sevindirici, pozitif haberler alacaksınız.
AKREP : Birileri sizi kandırmaya çalışıyor, son derece dikkatli olun.
AKBABA : Harcamalarınıza dikkat etmelisiniz, para kaybı olabilir.
ALEV : Büyük bir aşka tutulacaksınız, sakın ola ki onu kaybetmeyin.
ALYANS : Sevdi iniz kişi ile aranız açılacaktır, ancak onu yeniden kazanın.
AMPUL : Dertleriniz sona erecek, huzurlu ve pozitif günler sizi bekliyor.
ANAHTAR : Dua ve dilekleriniz en sonunda artık kabul olacak.
ARABA : Çevrenizde sizi seven insanlar var, onları kırmayın.
ARI : Üzüntü, dert ve kederden artık kurtuluyorsunuz.
ARMUT : Bekledi iniz maddi imkanlar nihayet önünüze açılıyor.
ARSLAN : Sizi üzen bir sorunlardan uzaklaşarak ancak rahatlayacaksınız.
ARTI : Üzüntü duyaca ınız negatif bir haber alacaksınız.
ASKER : Sıkıntılı bir zamanınızda yakınlarınız yardımınıza koşacak.
AT : Bekar iseniz zengin bir evlilik yapacak, evli iseniz yeni bir ev, mal, zenginli e kavuşacaksınız.
AT NALI : Hayırlı bir olay yada verimli bir iş sizi bekliyor.
ATEş : Çok sevdi iniz birisinden kısa süreli bir ayrılık yaşayabilirsiniz.
ATLI : Yeni dostluk başlangıcı, uzun süredir göremedi iniz bir dosttan haber alacaksınız.
AV : ışlerinizi çok fazla ihmal ettiniz, artık toparlanmalısınız.
AVCI : Yakında bir iyilikle karşılaşacaksınız, nihayet bekledi inize ulaşacaksınız.
AVUÇ : Negatif olan alışkanlıklardan, dostlardan uzaklaşmanız gerekiyor.
AY : Yüksek kariyer sahibi birisinden negatif bir olay göreceksiniz.
AYAK : Çok zor durumda olan bir kişiye yardım edeceksiniz.
AYI : Kimi kararları iyice düşündükten sonra almalısınız.

---- B ----

BACA : Çok kısa bir zaman sonra sevindirici bir haber alacaksınız.
BACAK : Bu sıralar mal kaybına u rayabilirsiniz.
BADEM : Kendinizle ilgili düşündü ünüz her yeni atılım için tam zamanıdır.
BAHRıYELı : Bu sıralar sizin için aşkınızın sonu yoktur, bunu unutmayın.
BALIK : Çok yakın bir sürede bekledi iniz zenginlik, bolluk sizin olacak.
BALıNA : Gerek işlerinizde, gerek de aşk yaşantınızda tam bir başarı görünüyor.
BALON : Dostlarınızla zıtlaşmaktan vazgeçmeniz sizin menfaatiniz içindir.
BALTA : Başınızdaki belalardan bu günlerde kurtulacaksınız.
BARDAK : Sevdi iniz sizi büyük bir aşk duygusu ile seviyor.
BARıKAT : Yapmak istedi iniz işlerin önünde engeller görülüyor.
BASAMAK : Dilekleriniz bir müddet için gerçekleşmeyebilir sabredin.
BASTON : Çok kazançlı bir iş yapacaksınız, hedeflerinize sadık kalın.
BAş : Büyük bir paraya sahip olacaksınız, erkek çocu u yolda.
BAşAK : Bolluk, huzur, bereket sizi bekliyor.
BATAN GÜNEş : ısteklerinizin bir kısmı kısa zamanda gerçekleşecektir.
BAVUL : Ciddi boyutta kararlar alacaksınız, do ru olan kararı vermeye çalışın.
BAYKUş : Çevrenizde dost görünümlü negatif kişiler var dikkatli olmalısınız.
BAYRAK : Dostunuz olan birisi sizi yardımına ça ıracaktır.
BEBEK : Pişmanlık duydu unuz bir iş yapmışsınız, üzülüyorsunuz ama nafile.
BEş NOKTA: Uzak bir yerden bekledi iniz mektup nihayet geliyor.
BEşıK : Bekar iseniz evlilik, evli iseniz çocuk sahibi olacaksınız.
BEşGEN : ışiniz hakkında verdi iniz kararlardan dönmeyecek mutlu olacaksınız.
BIÇAK : Çevrenizde oldukça tehlikeli insanlar var, dikkatli olmalısınız.
BıNA : Yakın bir zaman da şan, şöhret sahibi olabilirsiniz.
BıRBıRıNı KESEN DOÐRU ÇıZGıLER : ıyi bir yaşam, zenginlik sizi bekliyor.
BOÐA : Yakında negatif bir şeyler yaşayabilirsiniz tedbirli olun.
BOYNUZ : Gere inden çok daha fazla dedikodu yapıyorsunuz.
BUÐDAY : Maddi açıdan elinizde bol miktarda para geçecek.
BUKET : Sevdi inizden ayrılabilirsiniz ama yeni bir kişi ile tanışacaksınız.
BULDOG KÖPEÐı : Çevrenizdeki kişilerin kıymetini bilmelisiniz.
BULUT : Çözüm bekleyen acı ve negatif olayların üzerine e ilmelisiniz.
BURUN : Çevrenizdeki kariyer sahibi birisinden yardım alacaksınız.
BÜYÜK BıR DAıRE : Kısa bir süre de olsa sizi sıkıntıya sokacak olaylar var.
BÜYÜK BıR KARE : Bir mal, mülk sahibi olacak fırsatlar size do ru geliyor.
BÜYÜK BıR NOKTA : Belki şu sıralarda sevindirici bir haber alabilirsiniz.

---- C ----

CADI : Size karşı yapılan bir eyleme, davranışa üzülebilirsiniz.
CAMıı : Çevrenizdeki düşmanlarınıza karşı kesinlikle üstün geleceksiniz.
CANAVAR : Çevrenizde negatif niyetli kişiler var, dikkat etmelisiniz.
CEKET : Sevdi iniz birisi ile aranız açılabilir.
CENAZE : Bir yolculu a çıkabilirsiniz, bunun keyfini çıkarmalısınız.
CETVEL : ış yaşantınızda problemler çıkmaya başlayacaktır.
CEVıZ : Sevdiklerinizle mutlu olmaya bakmalısınız, mutluluk sizin elinizde.
CEYLAN : Bekar iseniz ufukta evlilik görünüyor, evli iseniz iyi bir haber sizi bekliyor.
CIMBIZ :Çok yakın bir dostunuzun bir davranışından üzüntü duyacaksınız.
CıÐER : Bir hasta ziyaretine gidebilirsiniz.
CIVATA : ışlerinizi çok daha sıkı takip etmeniz gerekiyor.
CÜCE : Dostlarınızla neşeli, huzurlu bir gün geçireceksiniz.
CÜZDAN : Bir müddet için sırlarınızı en yakın dostunuza bile açmamalısınız.

---- D ----

DAÐ : Dilekleriniz en sonunda artık yerine gelecektir.
DAL : Çiçekli dal ise arzularınız biraz sabırlı olmanız neticesinde yerine gelecektir.
DALGIÇ : Büyük bir kısmet bu günlerde elinizde geliyor.
DANS: Çevrenizdeki insanların sıkıntı, dertleri artacak, sizde üzülebilirsiniz.
DAVUL : Sizin nazarınızda de ersiz bir haber alacaksınız, haberi getirene de dikkat.
DEF : U ursuzluk, üzüntü, negatif olaylar ve beraberinde kederle karşılaşacaksınız.
DEFTER : ışsizseniz iş bulacaksınız, işiniz var ise geliriniz artacaktır.
DEMıRYOLU : Başarılarınıza artık siz bile yetişemeyeceksiniz.
DENıZALTI : Dostlarınızla birlikte verimli bir tatil yapmayı planlıyorsunuz.
DENıZKIZI : Çevrenizde sizi aldatan insanlar var dikkat.
DENıZ VE DALGASI : Tüm istekleriniz yerine gelecektir.
DEV : ış yaşantınızda, sosyal yaşantınızda büyük gelişmeler olacak.
DEVE : Yakın zamanda bir seyahate çıkacaksınız, neticesi iyide bitebilir, kötüde.
DEVEKUşU : Hiç ummadı ınız bir paraya kavuşabilirsiniz.
DıK VE KALIN BıR ÇıZGı : Çok faydalı bir seyahate çıkacaksınız.
DıKEN : Üzüntü, tasalarınızdan kurtulacaksınız, borçlarınızı rahat ödeyeceksiniz.
DıKıLıTAş : Yakın zamanda bir yolculu a çıkacaksınız.
Dış : Dost olarak kabul etti iniz kişilere dikkat etmelisiniz.
Dış FIRÇASI : Özel yaşantınızda negatif bir olay yaşayabilirsiniz.
DOKTOR : Tüm sıkıntılarınızdan, dertlerinizden nihayet kurtuluyorsunuz.
DOLMA KALEM : Devlet dairesinde ki işiniz yeni birinin yardımı ile halledilecek.
DOLUNAY : Sizi yakın bir zamanda mutlu, huzurlu yeni bir aşk bekliyor.
DOMUZ : Çevrenizde sözünde durmayan, sizi daima üzen bir dostunuz var.
DÖRTGEN : Sıkıntılı, oldukça zor bir çalışma dönemine giriyorsunuz.
DUDAK : Bir eşyanızı kaybedebilirsiniz.
DUT : Bol kazanç getirecek işe gireceksiniz.
DUVAR SAATı : Bugünlerde işiniz pozitif yönde yolunda gidecek.
DÜÐME : Bekar iseniz evlilik, evli iseniz sosyal aile hayatınız düzene girecek.
DÜÐÜM : Hayal kırıklıklarından bir türlü kurtulamayacaksınız.
DÜMEN : Aşk hayatınızla alakalı olarak sevgi dolu günler sizi bekliyor.
DÜRBÜN : Uzun süredir neticesini merak etti iniz girişim lehinize sonuçlanıyor.
DÜZ VE KALIN BıR ÇıZGı : Sıkıntılı bir yolculuk yapabilirsiniz.
DÜDÜK : Hayırlı bir haber kısa sürede alacaksınız.

---- E ----

EKMEK : Çok kısa sürede fazla u raşmadan bir para elinize geçecek.
EL : Sizi bir türlü çekemeyen kişilere karşı kazandı ınız başarılar, onları güç duruma düşürecektir.
ELBıSE : Kısa bir süre sonra maddi istekleriniz gerçekleşecektir.
ELDıVEN : Çok sevdi iniz bir dostunuz sizi ziyarete gelecektir.
ELMA : Devlet yolu ile zengin bir kişiden sevindirici bir haber alabilirsiniz.
EMZıK : Aklınızdan bir türlü çıkamayan eski anıları unutup, mutlu olmalısınız.
ERKEK : Sevdi iniz kişinin dürüstlü üne ve güvenine inanmalısınız.
ERKEK ÇOCUK : Kısa bir sürede müjdeli bir haber alabilirsiniz.
EşEK : ıstedi inizin olması bakımından oldukça çok çalışmanız gerekmektedir.
EV : Hastalıklardan, sıkıntılardan nihayet kurtuluyorsunuz.

---- F ----

FARAş : Size yakın birisinin çıkardı ı bir problem sizi üzecektir.
FARE : Kazancınız artacaktır ancak etrafınızda dalkavuk karakterli kötü kişiler oluşacaktır, onlara dikkat etmelisiniz.
FENER : Mutluluk dolu günler sizi çok yakında ziyaret edecektir.
FES : Yakın bir zamanda hayırlı bir iş için yolculu a çıkabilirsiniz.
FIÇI : Tuttu unuz şeyler adeta altına dönüşüyor, etrafınızdaki kişilerde yararlansın.
FINDIK : Kendinizi aşırı derecede dedikoduya kaptırmışsınız dikkatli olun.
FISTIK : ışinizi ihmal edip, lüzumsuz işlerle u raşıyorsunuz.
FıL : Çevrenizdeki zengin insanların deste i ile elinizde ilerleyeceksiniz.
FıLDışı : Sizi mutlu edecek de erli bir hediye alabilirsiniz.
FıNCAN : Size anlatılanlara sakın ola ki inanmayın.
FıRAVUN : Yaptı ınız her iş neticesinde başarı var.
FOK BALIÐI : Hiç beklemedi iniz bir mirasa konacaksınız.
FÜZE : Aile içi huzursuzluk giderek artacaktır, gerekeni şimdiden yapmalısınız.

---- G ----

GAGA : Gereksiz konuşmalar yapıyorsunuz, çok dinleyip, az konuşmalısınız.
GAZETE : Çok yakın zamanda kendinizi bazı olayların içinde bulabilirsiniz.
GEBE KADIN : Bütün sıkıntılara ra men işinize devam etmekle çok kazanacaksınız.
GELıN : Sizi mutlu edecek bir şey kapınızda adeta sizi bekliyor.
GELıN VE DAMAT : Bütün dilekleriniz nihayetinde gerçek olacaktır.
GELıNCıK : Çok sevece iniz birisi ile yakın zamanda karşılaşacaksınız.
GEMı : Bütün sıkıntılardan, hastalıklardan kurtulacaksınız.
GERDANLIK : Aşk yaşantınızda sıkıntılar baş gösterebilir.
GEYıK : Evli iseniz bir çocu unuz olacak, bekar iseniz zengin biri ile evleneceksiniz.
GÜL : Uzun süredir görmedi iniz bir kişi ile buluşup konuşacaksınız. Sizi sevindirir.
GÜNEş : Üzüntüleriniz nihayet sona erecek, mutlu günler geliyor.
GÜVERCıN : Ne kadar saklasanız da siz onu çok seviyorsunuz.
GÖZ : Uzun süredir görmedi iniz bir sevdi iniz dosta rastlayacaksınız.
GÖZLÜK : Çevrenizdeki negatif kişilerden uzak durun,olay yaratacaklar sizi de çekmeye çalışacaklar.

---- H ----

HAÇ: ıstemeden de olsa söyledi iniz bir yalan sonradan sizi üzecektir.
HAKıM: Bütün negatif alışkanlıklardan aniden kurtulmaya karar vereceksiniz.
HALKA: Kısa sürede sevindirici bir haber alacaksınız.
HANÇER: Çevrenizde sizi tehlikeye düşürmek isteyen insanlar var.
HAVUÇ: Tanıştı ınız yeni bir dostunuzun size çok faydası olacak.
HAYVAN: Sevdi iniz kişi ile beraber zor bir iş başaracaksınız.
HAZıNE: Düşündü ünüz işte oldukça başarılı olacaksınız, cesaretle devam edin.
HEMşıRE: Saklamak zorunda oldu unuz sırrınızı en yakın dostunuza açabilirsiniz.
HEYBE: Sizi sıkıntıya sokabilecek yüklü bir para elinizden çıkabilir.
HıLAL: Sizi oldukça sevindirecek bir haber alacaksınız.
HıNDı: Girişece iniz hemen her işte şansınız sizinle birlikte olacaktır.
HOROZ: Dostlarınızla aranızı açmak isteyen kişiler çevrenizi sarmış.
HURMA AÐACI: Sizi oldukça rahatlatacak bir tatile ihtiyacınız var, hemen gidin.

---- ı ----

ıBRıK: Yakınınızda bir hamile varsa erkek çocuk do uracaktır, yoksa sevindirici bir haber alabilirsiniz.
ıÇı BOş BıR ÜÇGEN şEKLı: Hiç beklemedi iniz maddi rahatlı a kavuşacaksınız.
ıÇı BOş BıR DAıRE şEKLı: ış, sosyal hayatınızda pürüzler nihayet sona eriyor.
ıÇı BOş BıR DÖRTGEN şEKLı: Mutlu olmak sadece elinizde, biraz gayret .
ıÇı BOş NOKTALAR : Size karşı iyi niyet beslemeyen insanlara dikkat.
ıÇı DOLU BıR ÜÇGEN şEKLı: Elinizden az bir miktar para çıkacaktır.
ıÇı DOLU ÜÇGEN : Beklemedi iniz bir negatif olay sizi yıkacaktır.
ıÇı DOLU DAıRE şEKLı: ışinizde yolunuza küçük problemler çıkacaktır.
ıÇı DOLU DÖRTGEN şEKLı: Sevdi iniz kişi ile aranızdaki anlaşmazlıklar giderilmezse üzüntü do abilir.
ıÇı DOLU NOKTALAR: Sizi sevindirecek olay, haber oldukça çok yakınınızda.
ıDAM: ış ve çalışma yaşantınızda size do ru büyük başarılar geliyor.
ıÐNE: Maddi durumunuz her geçen gün gittikçe düzelecektir.
ıHTıYAR: Gelecekteki hayatınız bolluk, huzur, mutluluk içerisinde geçecek.
ıKı KALIN PARALEL ÇıZGı: Bir deniz seyahatine çıkmayı düşünebilirsiniz.
ıMAM: Olmasını oldukça çok istedi iniz bir arzunuz nihayet gerçek olacak.
ıMPARATOR: şans oyunlarından oldukça büyük para kazanacaksınız.
ıNCı: Yaptı ınız yada yapmayı düşündü ünüz her şeyi başaracak güçtesiniz.
ıNCıR: Sevdi iniz kişiden negatif bir davranış göreceksiniz.
ıNEK: Evinize şimdiye dek olmadı ı kadar mutluluk, huzur, bolluk geliyor.
ıNSAN: ıki insan karşılıklı ise anlaşma, sırt sırta ise ufukta dargınlık görünüyor.
ıP: Yakın zamanda bir yolculu a çıkabilirsiniz.
ıSKAMBıL: Çevrenizde sizi kıskanan insanlar var.
ıSKELET: Sizi büyük bir üzüntüye bo an bir olay yada haberle sarsılacaksınız.
ıSKEMLE: Düşündü ünüz tatile oldukça çok yakında çıkacaksınız.
ıTALYA: Arkanızdan dedikodu yapanı çevrenizden hemen uzaklaşmalısınız.
ıTFAıYE: Hakkınızda yapılan dedikodular size ulaşacak oldukça çok üzüleceksiniz.
ıZCı: Sevdi iniz insanlarla bir yolculu a çıkabilirsiniz.

---- J ----

JANDARMA : ıstekleriniz gerçekleşecektir, kendinize güveniniz artacaktır.
JıLET: Uzun süredir beklemede olan işinizi sonunda halledeceksiniz.
JOKEY: Elinizde olanları böyle da ıtırsanız kısa süre sonra sıkıntıya düşebilirsiniz.

---- K ----

KAB: Yeni bir iş girişiminde bulunacaksınız.
KABE: Sizi çekemeyenlerin negatifinden kurtulacaksınız onlar neticede kendi dertleriyle u raşacaklardır.
KABıR: Evinizde sahip oldu unuz bir eşya için tamirat işi ile u raşabilirsiniz.
KADEH: Gizli sandı ınız bazı sırlarınız başkaları tarafından kolaylıkla ö renilecek.
KADIN: Bir defaya mahsus olmak üzere istedi iniz bir şey kısa sürede gerçek olacak.
KAFA: Yakın sürede tanışaca ınız bir kişi size iyilik yapacaktır.
KAFES: Eviniz yok ise bir ev sahibi olacaksınız, var ise ikinci evin sahibi olacaksınız.
KALABALIK: Bugün şans sizden yana istedi iniz hemen her şeyi isteyebilirsiniz.
KALE: Çevrenizdeki sizi seven, daima koruyan kişiye itimat etmelisiniz.
KALEM: Kaderin bütün cömertli i sizin üzerinizdedir, haberiniz olsun.
KALIN BıR TEK ÇıZGı: Yüklü bir miktarda kısa zamanda mala kavuşacaksınız.
KALKAN: düşündü ünüz kişi sizi çok seviyor, ona güvenmelisiniz.
KALP: Tüm tersliklerden nihayet kurtulacaksınız.
KAMA: şu sıralar içinizden geldi i gibi hareket etmelisiniz etki altında olmayın.
KAMBUR: bütün sıkıntılar sona erecek, bolluk içerisinde olacaksınız.
KAMÇI: Sıkıntınız var bu durumda yakınlarınızdan yardım istemelisiniz.
KANAT: Hayırlı bir seyahat yapacaksınız.
KANDıL: Yakında sıkıntılı anlar yaşayabilirisiniz dikkat.
KAPI: Bütün negatif olaylar, olaylardan uzak durun, u ursuzluk yakınınızda.
KAPLAN: Çok kısa bir sürede birisi ile nedensiz tartışacaksınız.
KAPLUMBAÐA: Güzel bir kadın yada yakışıklı bir erkek ile tanışacaksınız.
KARAGÖZ: ışlerinizi ve sizi sevenleri ihmal ediyorsunuz kendiniz toplayın.
KARANFıL: Yakın bir zamanda büyük bir aşk yaşayacaksınız.
KARASıNEK: Dost görünümlü nankör biri çevrenizde dolaşıyor.
KARE: Yakın zamanda iyi bir gelir sahibi olacaksınız.
KARGA: Maalesef ki sevdi iniz kişi sözünde durmayan bir kişi.
KARINCA: Kazançlı, bolluk içinde bir yaşantınız olacak.
KARıDES: Bir yeme e davet edileceksiniz sonunda mutlu olacaksınız.
KARPUZ: Aşk yaşantınızda sıkıntılardan kurtulacaksınız.
KARTAL: U runda mücadele etti iniz hemen her şeyi kazanacaksınız.
KARYOLA: Yakınlarınızın birinden gelecek bir do um haberi var.
KASE: ışlerinizde gere inden fazla biçimde başarılı olacaksınız.
KASKET: Bugünlerde işinizle ilgili oldukça kazançlı bir teklif alacaksınız.
KAşIK: Elinize iyi fırsatlar geçmeye başlamış artık de erlendirmek gerekir.
KAVAK: Ümidinizi kaybetmemelisiniz istedi inizi gerçekleştireceksiniz.
KAYIş: Yakında negatif bir haber alabilirsiniz.
KAYIK: Gönlünüzdeki keder, negatif enerji, sıkıntıları bir kenara atacaksınız.
KAZ: Aileniz neşe, huzur, bolluk içersinde olacaktır.
KAZAN: Kısa zamanda bir ölüm haberi alacaksınız.
KAZIK: Mutlulu unuz her geçen gün artarak devam edecek.
KAZMA: şu günlerde elinize bol miktarda para geçecek, iyi de erlendirin.
KEÇı: Çevrenizde dost görünen düşmanlar var.
KEDı: Çevrenizdeki kişinin size faydası olmakla birlikte zararı da var.
KELEBEK: Sakın dost gibi görünenlere inanıp ailenizi riskli işlere atmayın.
KEMAN: Egoist davranışınız çevrenizdeki insanları üzüyor ve kızdırıyor.
KEMER: Hayallerinizin gerçekleşme zamanı geldi, şimdi eylem zamanıdır.
KERTENKELE: Dedikodu yaparak etrafınızdakileri gereksiz yere üzüyorsunuz.
KESE: Keder, tasalarınızı bir kenara atıyorsunuz biriktirmemeye dikkat.
KESER: ıçinde bulundu unuz iş artık istedi iniz şekilde sonuçlanamayacak.
KILIÇ: Sevdi iniz kişi ile aranızda başka biri yüzünden tartışma çıkabilir.
KIRLANGIÇ: Çıkaraca ınız ani bir size maddi kazanç getirecek.
KIZ: ıstekleriniz kısa bir süre gecikecek ama sonunda mutluluk senin olacak.
KIZ ÇOCUK: Düşmanlarınız sizin başarınız karşısında oldukça üzülecekler.
KIZAK: Talihsiz günler nihayet bitiyor.
KıLıSE: Dikkatli olmazsanız büyük sıkıntı içerisine düşebilirsiniz.
KıLıT: Girişimlerinizin önünde oldukça çok engeller var.
KıRAZ: Mutlulukla gelecek bir haber sizi sevindirecek.
KıRPı: Kısa bir süre de olsa kesinlikle tatil yapmaya ihtiyacınız var.
KıTAP: Sıkıntılı günler ve hastalıklardan nihayet kurtulacaksınız.
KOÇ: Etrafında saygı gören önemli biri ile tanışmak size iyi gelecektir.
KOLTUK: Başarılı bir iş yaşantınız olacaktır.
KOLTUK DEÐNEÐı: Kısa süreli de olsa nihayet bir yolculu a çıkacaksınız.
KOLYE: Kısa bir süre sonra sevindirici bir haber alacaksınız.
KONAK: ıleride hayatınız huzur içerisinde geçecek, biraz sabretmelisiniz.
KORDELA: Sizi neşe, sürpriz dolu bir olay bekliyor, hazırlanın.
KORU: Çevrenizde size iyi duygular beslemeyen kişiler var dikkatli olun.
KOVA: ışlerinizde başarılı olmak bakımından biraz fazla çalışmalısınız, gayret.
KOVBOY: Yeni bir aşk macerasına girişebilirsiniz, hazırlanın.
KOYUN: Unuttu unuz bir ada ınız var, bir an önce yerine getirmelisiniz.
KÖPEK: Sizi seven kişinin sadık olmasına ve size olan güvenine inanın.
KÖPEK BALIÐI: Bir yakınınız ile kısa sürede olsa tartışacaksınız.
KÖPRÜ: Yerine gelecek isteklerinizden dolayı hayli kazançlı çıkacaksınız.
KUBBE: Yaptı ınız istedi iniz her işte başarı kazanma dönemindesiniz.
KUÐU: Bekledi iniz haber nihayet kapınıza geldi, hazır olun.
KULAK: Aileden biri ile iftihar edeceksiniz.
KULE: Hatalı davranışlarınız neticede sizi güç durumda bırakacak.
KUMBARA: Büyük miktarda bir para kaybınız olacak.
KUMRAL: Aşk yaşantınız düzeliyor, güzel günler başlıyor.
KUNDURA: Sıkıntılı günlerin ardından pozitif ve güzel günler geliyor.
KURBAÐA: Sevdi iniz kişi ile oldukça çok ciddi bir konuşma yapacaksınız.
KUPA: Çalışmalarınıza çok daha güçlü sarılmalısınız, başarı sizin olacak.
KURT: Evinize dost görünen bir düşmanınız giriyor, kim oldu unu bulmaya çalışın.
KUş: Hayırlı bir iş için çok yakında bir ziyaretçiniz olacak.
KUş YUVASI: Bu sıralar bazı uygunsuz yerlere gidebilirsiniz, dikkat.
KUYRUKLU YILDIZ: Oldukça çok uzak bir yerden beklenmedik misafiriniz gelecek.
KUYU: Yakınlarınızdan birini aldatmayı düşünüyorsunuz, sakın yapmayın.
KUYU ÇIKRIÐI: Borçlarınızdan kurtulup nihayet kısa zamanda huzuru bulacaksınız.
KUZU: Bütün dilekleriniz nihayet gerçekleşecek.
KÜÇÜK BıR DAıRE şEKLı: Mali, özel, ve iş yaşantınızdaki başarılara devam.
KÜPE: Ummadı ınız bir para bir anda elinize geçecek.
KÜREK: Çalıştı ınızın karşılı ını nihayet artık alacaksınız.

---- L ----

LALE: şu ana dek arkadaş kabul etti iniz birine aşık olacaksınız.
LAMBA: Bir toplantıya davet edileceksiniz burada neşeli saatler geçireceksiniz.
LAVABO: şimdiye dek yaptı ınız iyiliklerin nihayet karşılı ını alacaksınız.
LAZIMLIK: Hastalıklardan kurtulacak nihayet sa lı ınıza kavuşacaksınız.
LEÐEN: Hoşlandı ınız kimse ile beraber olmak istiyorsunuz, öncelikle hazırlanın.
LEYLEK: Planladı ınız seyahate çıkacak veya toplantıya katılacaksınız.
LıMON: Zengin olan ancak fikirlerini be enmedi iniz biri ile tanışacaksınız.
LOKOMOTıF: Bu sıralar her iş için oldukça çabuk karar vermelisiniz.

---- M ----

MADALYA: Kaybetti iniz bir eşyayı nihayet bulacaksınız.
MAÐARA: Yapaca ınız kısa seyahati herkesten gizleyin.
MAKARA: Planlamış oldu unuz seyahate çıkamayacaksınız.
MAKAS: Sevmedi iniz bir kişi ile aranız her geçen gün iyice açılacak.
MAKıNE: Yapmayı düşündü ünüz bir işte hiç de başarılı olamayacaksınız.
MANDA: Size kötülük yapmak isteyenlerle mücadeleyi bırakmayın, siz kazanacaksınız.
MANDAL: Sinirleriniz bu sıralar oldukça gergin, sakın önemli kararlar almayın.
MANDOLıN: Yeni kişilerle tanışacaksınız onlarla iyi dost olacaksınız.
MANGAL: Çok yakında elinize para yada mal geçecek, bekleyin.
MANTAR: Gerek işinizde, gerek sosyal yaşamda tam başarı sa lıyorsunuz.
MARTI: Yakın olan bir dostunuzdan sevindirici haberler alacaksınız.
MARUL: Özel yaşantınızda bazı aksaklıklar do abilir.
MASA: Önemli bir toplantıya kısa sürede davet edileceksiniz.
MAYMUN: Her türlü negatifli i kendine huy edinmiş birisi ile tanışacaksınız.
MEKTUP: Yakın zamanda sevindirici bir haber alacaksınız.
MERDıVEN: Çekti iniz sıkıntıların neticesine geldiniz biraz daha sabır.
MEME: Çok sevinece iniz bir haber alacaksınız, mutlu olacaksınız.
MEşALE: ış yaşantınızda büyük başarılar sizi bekliyor.
MEYVA: Bu sıralarda hep sevindirici haber alacaksınız.
MEZAR TAşI: Hastalıklar devamlı etrafınızda dolaşıyor, dikkat.
MISIR: Bekledi iniz para kısa sürede artık elinize geliyor.
MIZRAK: Kazançlı ve sevinçli bir hafta geçirebilirsiniz.
MıDE: Uzun ve mutlu bir yaşam yaşamak istiyorsanız herkese iyi davranın.
MıDYE: Fazla yemek yiyorsunuz,bundan dolayı rahatsızlık geçirebilirsiniz.
MıÐFER: Kendinizi bir anda büyük bir tartışma ortamının içerisinde bulacaksınız.
MıKROFON: Kısmetiniz bugünlerde olabildi ince açık sayılır.
MıKROSKOP: Daha önceleri hiç yapmadı ınız yeni hobilerle u raşacaksınız.
MıNARE: Dargın oldu unuz bir kişi ile nihayet barışacaksınız, üzülmeyin.
MOTORSıKLET: Seven dostlarınızın biri yakında beklemedi iniz bir iyilik yapacak.
MUM: arzularınıza ancak uzun bir süre sonunda kavuşacaksınız.
MUSLUK: Her şey mükemmel gidiyor artık gereksiz yere üzülmenize gerek yok.
MÜREKKEP BALIÐI: Bir kişinin teklifi sizi oldukça güç durumlara düşürecek.

---- N ----

NAL: şansınız olabildi ince çok açık, elinize yüklü bir miktar para geçecek.
NAMAZ: Çevrenizde dolaşan u ursuzluk ve kötülüklerden uzaklaşacaksınız.
NAR: Uzun süre bekledi iniz bir mala kavuşarak, dostlarınızı ziyaret edeceksiniz.
NAZARLIK: Çok yakın zamanda sizi sevindirecek bir haber alacaksınız.
NUMARA ( RAKAM ): Falınız bitince talih oyunu oynayın zira şansınız bugün açık.

---- O ----

ODUN: Arkasından konuştu unuz birisi bunu duyacaktır, size kızgınlı ını belirtecek.
OK: Çok ani bir aşka tutulacaksınız, sonunda o da sizi sevecek.
OLTA: Yararlı ve pozitif işler yapmanın tam sırası.
ORAK: Bekledi iniz do ru haberleri nihayet alacaksınız.
OTOBÜS: Uzun süredir görmedi iniz arkadaşınız ile karşılaşacaksınız.
OTOMOBıL: Sa lı ınız oldukça iyi, boşuna endişelenmemelisiniz.

---- Ö ----

ÖÐRENCı: Bugünlerde yaşantınızda yeni bir sayfa açılmak üzere.
ÖKÜZ: Neşe, sevinç, huzur, bereket, bolluk ve başarı tam kapıda.
ÖRDEK: Sizi çok etkileyecek olan birisi ile kısa sürede tanışacaksınız.
ÖRÜMCEK: Çevrenizdeki zayıf ve tembel kişilerden uzak durmalısınız.
ÖRÜMCEK AÐI: Maddi bakımdan biraz sıkıntıya düşebilirsiniz.

---- P ----

PAKET: Bu günlerde alaca ınız bir haber neticede canınızı sıkabilir.
PALTO: Sizi seven kişileri kırmamaya çalışın, onlar gerçekte sizi çok seviyorlar.
PALMıYE: Yakın zamanda bir deniz seyahatine çıkacaksınız.
PANTER: ışte tekrar aşık olma zamanınız geldi, sizde bu günlerde aşık olacaksınız.
PANTOLON: Var olan sıkıntıları atlatmanın yolu yalnızca sabırdır, unutmamalısınız.
PAMUK: Ani bir haber neticesinde büyük bir sevince adeta bo ulacaksınız.
PAPAÐAN: Sizde de işik tepkiler uyandıracak bir kişi ile karşılaşabilirsiniz.
PAPATYA: Bir yakınınızı bu günlerde ziyarete gideceksiniz.
PAPAZ: Gereksiz yere hemen korkulara kapılmayın, sizin için iyi de il.
PARA: Yapmayı düşündü ünüz her işi ertelemeden yapmalısınız.
PARAşÜT: ıçinde bulundu unuz sıkıntılı durumdan nihayet kurtuluyorsunuz.
PARMAK: Bir zarara u ramanız bu sıralar mümkün görünüyor, dikkat.
PASTA: Bir evlilik haberi veya olayı ile karşılaşacaksınız, hazırlanın.
PENCERE: Yakınlarınızdan birinin a ır hastalı ı nihayet geçecek, iyileşecek.
PERGEL: ıstekleriniz gerçekleşecek ve yeni atılımlar yapmak arzusu duyacaksınız.
PıL: Yıldırım aşkı bu sıralar sizinde başınıza gelecek, hazırlıklı olmalısınız.
PıPO: Çok yakın zamanda bir dostunuz ile aranız açılabilir.
POLıS: Yaptı ınız bir anlaşma sizi oldukça güç durumda bırakacak, haberiniz olsun.
POSTACI: Oldukça hareketli bir seyahate çıkacaksınız, hazırlanın.


---- S ----

SAAT: Çevrenizdeki insanlara karşı daha anlayışlı olmaya çalışmalısınız.
SABUN: Sıkıntılardan bir süre boyunca daha kurtulamayabilirsiniz, alışın.
SAÇ: Yaptı ınız hemen her iş kazançlı, uzun vadeli biçimde olacaktır.
SAKAL: Ailenizden biri yaptı ı iş neticesinde çok başarılı olacaktır.
SALINCAK: Sevdi iniz kişiye olan sevginiz her geçen gün daha çok azalıyor.
SANDAL: Sizi seven kişi tarafından aldatılıyorsunuz, dikkatli olmanızda yarar var.
SANDALYE: Tatile, uzun seyahate çıkmayı düşünüyorsunuz, şimdi tam zamanı.
SARIK: Sonu iyi gelecek bir iş yolculu u yapacaksınız.
SARIşIN: Dostlarınız arasına tanıştı ınız yeni kişiler katılacak.
SARKAÇ: Artık karasızlı ınızı bırakmalı karar vermelisiniz, çok geç kalmayın.
SAZ: Kısa süre içinde oldukça sevinçli bir haber alacaksınız.
SEPET: Düşündü ünüz işleri uygulamanın tam zamanı şimdi yapabilirsiniz.
SıGARA: Sizi üzen güçlükler nihayet bitecek.
SıLAH: Kötülü ünüzü isteyen insanları tanıyın, ö renin ve onları zararsız hale getirin.
SıNEK: Çevrenizde sizi çekemeyenler var, dikkat.
SıVRıSıNEK: Saygı ve sevgi duydu unuz birisi çevresinden negatif etkilenecektir.
SıYAH NOKTALAR-ıRıLı UFAKLI: Kısa sürede elinize bol miktarda para geçecek.
SOÐAN: Ciddi boyutta üzüntülü bir haber alacaksınız.
SOLUCAN: Çevreniz yalancı dostlarla dolu, dikkat.
SORU ışARETı: Aşk yaşantınızda tereddütler bir süre daha devam edebilir.
SUBAY: Yakınlarınızla gereksiz yere tartışmaktan kaçının, netice sıkıntı vericidir.
SÜMÜKLÜ BÖCEK: Uzun süredir olan borçlarınızı ödeyeceksiniz, nedeni ise her yerden size gelen kısmetler olmasıdır.
SÜPÜRGE: Aklınızdaki taşınma işini nihayet gerçekleştireceksiniz.
SÜVARı: Yakınlarınızla aranız açılabilir, siz haklısınız, sonunda bir hediyeniz var.
şADIRVAN: Uzunca bir süredir bekledi iniz iyi haber yolda.

---- ş ----

şAMDAN: Bekar iseniz evlilik, evli iseniz yakında çocuk görünüyor.
şAPKA: Sizi bekleyen büyük başarılar var, hazırlanın.
şATO: Yaşantınızda iyi günler başlıyor, rahat olun.
şEMSıYE: Sıkıntılı durumunuz görülüyor, birinden yardım isteyebilirsiniz.
şEYTAN: Dost bildi iniz bir kişi sizin kuyunuzu kazıyor, dikkatli olun.
şışE: Çevrenizde sırlarınızı saklamayan bir arkadaşınız bulunuyor.

---- T ----

TABAK: De erli bir mal sahibi olacaksınız.
TABANCA: ıçinde bulundu unuz olaylara bir süre daha çıkış yolu bulunmuyor.
TABUT: Arzuladı ınız şey istedi inizden çok daha fazla gerçekleşecek.
TAÇ: Yaptı ınız işte oldukça başarılı olacaksınız.
TAHT: Uzun süreli bir seyahate çıkacaksınız.
TAHTARAVELLı: Düşünceleriniz sürekli de işmekte, karar zamanı.
TAKUNYA: Bütün iş ve sosyal yaşantınızda duraklama olabilir hazırlanın.
TARAK: Mutlu olaca ınız bir ilişkiye bu günlerde başlayacaksınız, hazırlanın.
TAVA: Aileniz ile aranız açılabilir, dikkat.
TAVşAN: Size üzüntü, negatif enerji ve sıkıntı verecek biri devamlı etrafınızda.
TAVUK: Çok zeki olmayan, ancak şen biriyle mutlu olacaksınız.
TAVUSKUşU: Ummadı ınız bir mirasa kısa sürede konacaksınız.
TELEFON: Çok yakın zamanda sevindirici bir haber alacaksınız.
TENCERE: Sevdi iniz birinden üzülerek de olsa neticede ayrılacaksınız.
TERAZı: Olaylar karşısında gösterdi iniz davranış en do rusudur, devam.
TESBıH: Bir ada ınız yada sözünüz var, hemen yerine getirmelisiniz.
TESTERE: Sevdi iniz ile aranızı açmaya çalışanlar var, çevreye dikkat.
TESTı: Size dostluk gösteren o zengin kişi ikiyüzlü davranıyor, dikkatli olun.
TIRMIK: Artık yaşantınızı düzene sokmanızın zamanı geldi de geçiyor bile.
TIRTIL: Arkadaşınız ile aranızdaki yaşanan dargınlık nihayet bitiyor.
TıLKı: Dost diye çevrenizde gezinen kişi yalancı, menfaatine düşkün, dikkatli olun.
TıMSAH: Kötü bir haber alacaksınız, kendinizi hazırlayın.
TOP: ıstedi iniz eşyaya nihayet kavuşacaksınız.
TOPAÇ: Dostlarınızı menfaatiniz için kullanıyorsunuz, yakında bunu fark edecekler.
TRAKTÖR: Yaşantınızın bundan sonrası rahat geçecek, üzülmemelisiniz.
TRAMPET: Başınıza gelecek olan oldukça önemli bir olay var.
TRAMVAY: Sevdi iniz kişi ile aranız açılabilir, dikkatli olun.
TREN: Yaşantınızı de iştirme planlarınız boşa gidebilir, oldukça iyi düşünün.
TÜFEK: Aile yaşantınıza do ru yönelen bir tehlike var.

Raşit Tunca Net Board

KAROGLANIN PAYLAŞIMLARI
This it's a sample image

Dini ve Kültürel Bilgiler
Tasavvuf Bilgileri
PSD Grafikler
PNG Resimler
JPG Resimler
GIF Resimler
Flatcast Tema
Radyo indexleri
Ne Ararsanız Burada

Raşit Tunca Net Board iÇERiK

ALLAH

Allah



BAYRAK

TC.Bayrak


Radyo Karoglan

Foruma Misafir Olarak Gir


Forumda Neler Var


Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi