Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Peygamber Efendimizi Büyüten Anneleri süt Anneleri ve Himayesinde Büyüdügü Muhterem Zaatlar
#1
[Resim: Muhammed-Yazili-Resimler-V01032014-A1.png]

[size=14]Peygamber Efendimizi Büyüten Anneleri süt Anneleri ve Himayesinde Büyüdügü Muhterem Zaatlar

Bir Medine dönüşünde Hz. Peygamber (s.a.v.) geceleyecekleri yere kervanı indirip arkadaşlarından bir müddet için izin ister. Uzaklaşır. Tek başına yürümeye başlar. Hz. Ebu Bekir (r.a.) O'nu takip eder. Zira Hz. Peygamber (s.a.v.) zaman zaman suikast girişimlerine muhatap olmuştur. Hz. Ebu Bekir (r.a.) dostunu uzaktan izler. Ne olur, ne olmaz diye. Biraz sonra bir taş yığınının önüne gelen Hz. Peygamber (s.a.v.) oracığa oturur. Biraz sonra da ağlamaya başlar. Hz. Ebu Bekir (r.a.) ise arkaya çömelir ve merakla bekler. Biraz sonra arkasına dönen Peygamberimiz dostunu görünce şöyle buyurur; "Ebu Bekir! Burası benim annem Amine'nin mezarıdır. Rabbimden ziyaret edebilmek için müsaade istedim. Rabbim izin verdi. İşte onun için buradayım." Kendi halinde, görkemsiz, mütevazı bir mezar. Bugünkü muhteşem mezarları gördüğünüzde, şaşıracağınız kadar basit bir mezar.
Doğrusu herkesin en kırılgan olduğu noktadır anne. Peygamber de olsa, sıradan bir insan da olsa bu değişmez. Zira her birimiz bize kanından, canından pay ayırmış bir fedakârın, cefakârın, vefakârın ürünüyüz. Onun içindir ki babasız olunabiliyor -Hz.İsa örneğinde olduğu gibi- ama annesiz olmuyor.

Birçok annesi olan çocuk
Peygamberimizin hayatında elbette öz annesi Hz. Amine'nin büyük etkisi olmuştur. Her çocuk gibi. Ama Peygamberimizin üzerinde diğer annelerinin ağırlığı çok daha fazla görülmüştür. Çünkü öz annesi Hz. Amine daha süt emzirdiğinin ilk aylarında Peygamberimizi (sıcak ortamdan etkilenmesin diye) yayladaki bir süt anneye göndermiş, çocuk Muhammed (a.s.) Sadiyeli Halime'nin kucağında kendine gelmiştir. Sadiyeli Halime fakir bir kadın. Dünyalığı olmayan temiz bir yürek. Çocuğu yüreğine basmış, Hz. Peygamber'i (s.a.v.) süt kardeşi Şeyma ile beraber büyütmüştür.
Peygamberimizin çocukluk hayatı birkaç süt annenin ve dadının kucağında geçmiştir. Bu süt annelerin hepsi ya köle idiler veya yoksul. Hepsi kendi halinde mazlum ve mağdur kadınlar. Hepsi merhametinden, içinden, sevgisinden Peygambere bir şeyler verdiler. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu anlamda hem yetimliği ve hem de öksüzlüğü ve hem de fakirliği tam anlamıyla yaşayarak büyüdü.

Öz annesi: Hz. Amine
Hz. Amine, Peygamberimizi 6 yaşına kadar görebildi. Peygamberimiz 6 yaşına geldiğinde Medine ziyaretinin dönüşünde, yolda hastalanan Hz. Amine vefat etti. Peygamberimizin hayal-meyal hatırladığı yıllardır bu yıllar. Hatıraları bu konuda hem belirgin ve hem siliktir. Ancak müthiş bir hasret çektiği hiç şüphe götürmez. Annesini küçükken kaybeden her çocuk gibi.
Bu nedenle de, bir gün müşriklerin annesinin mezarını deşip kemiklerini çıkaracakları haberini aldığında tarif edilemez bir üzüntüye kapılır. Bu iğrenç olay, aklı başındaki bazı müşriklerin müdahalesiyle engellenir.

Süt annesi: Köle olan Süveybe
Süveybe hatun, ebu Leheb'in kölesiydi. Sıradan bir köle ama ne kadar bahtlı bir kadınmış ki, Hz. Peygamber'e (s.a.v.) süt anneliği yapmıştır. Süveybe oğlu 'Mesruh'la beraber Peygamberimizi emzirdi. Süveybe daha önce de Hz. Hamza'ya süt anneliği yaptı.
Yıllar geçer. Peygamberimiz büyür. Medine'de sık sık Süveybe'yi ziyaret eder. Hicretin 7. yılında Peygamberimiz bir yolculuktan döndüğünde Süveybe'nin vefat haberini alır. Hemen süt kardeşi Mesruh'u sorar. Onun da öldüğünü söylerler. Peygamberimiz derin bir üzüntüyle dolar.
Belki burada belirtebileceğimiz en önemli bilgi; Süveybe ve oğlu Mesruh'un Müslüman olmamış olmaları ihtimalidir. Tartışmalı bir konu. Eğer bu bilgi doğruysa, Müslüman olmamış olmalarına rağmen Hz. Peygamber (s.a.v.) onlara olan ilgisini ve yardımını hiç kesmemiştir. Son derece önemli. Ne kadar büyük ve muhteşem bir ahlak. Kim bu kadar Yüce ahlaklı, kim bu kadar toleranslı olabilir?

Ebeliği yapan kadın: Şifa Hatun
Peygamberimiz ona anne diye seslenirdi. Annesinin dostu. Şifa Hatun'un damadı bir gün camiye gitmeyince kadın kızacak ve sen Peygamberimizi camide nasıl yalnız bırakırsın diyerek paylayacak ve sonra da evden çıkaracaktır.

Süt annesi: Yoksul Halime
O'nu iki yıl emzirdi. Sonra bir daha alıp 3 yıl daha baktı. Olağanüstü olaylara şahit oldu. Peygamberimizin sıradan bir çocuk olmadığını anladı. Peygamberimizi sonraları ziyaret ederdi. Yoksuldu. Peygamberimiz O'na yardım eder ilgilenirdi. Hatta bir seferinde cübbesini otursun diye altına sermiştir. Bir kalabalık içinde Hz. Halime'yi gören Peygamberimiz heyecanlanmış ve ona doğru koşarcasına yürürken diğer taraftan da bağırmıştır. "O benim annem, O benim annem." Hz. Halime'nin kocası şöyle derdi: 'Oğlumuz bizim elimizden tutup bizi cennete götürecek.' Halime anne, Hz. Peygamber (s.a.v.) hayattayken vefat edecektir.

Dadısı: Siyahi kadın Ümmü Eymen

Babasının hizmetkârı olan bu kadın Peygamberimize hep annelik yaptı. Siyahiydi. Peygamberimiz ona da anne derdi. 'Cennetten bir kadın' demiştir onun için. Sadece bu kadını anlatmak için bir kitap yazmak lazım.

Annelik yapan bir diğer kadın: Hz. Ali'nin annesi
Fatıma binti Esed Hz. Ali'nin annesi. Peygamberimizin, annemden sonraki annem dediği kadın. Beni çocuklarından önce doyururdu. Amcasının karısı. O'nun için Hz. Ali annem öldü dediğinde Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle cevap vermiştir: "Hayır Ali, esasen benim annem öldü."

Annelerin şefkatindeki Peygamber

Sadece bu isimler değil. Daha başka anneler de var. Hz. Peygamber bu kadınların himayesinde hayata tutundu. Kimisi köle, kimisi fakir ve ama hepsi tertemiz kadınlar. Onun için Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hayatında 'anne' kavramı çok hayati yer tutar. Çok duygusal bir anlam kazanır. Onun içindir ki bir anne konusu olunca efendimizin dikkati bir anda yoğunlaşırdı. Yaşayanla yaşamayan bir olur mu? Kuran ona hatırlatıyor: "Seni yetim bulup da Allah barındırmadı mı?" O hem anneliği ve hem de yetimliği hiç unutmadı. Cenneti annelerin ayaklarının altına almasında, bu yaşadığı şefkatin hiç payı yok mu dersiniz.

Kâinatın biricik efendisine süt annelik yapan üç muhterem kadın vardır. Bunları sırası ile ifade edelim:

1- Süveybe: Ebû Leheb'in cariyesi bulunan Süveybe, oğlu Mesruh ile birlikte Peygamber (s.a.v.)'i emzirmiştir Daha önce, Resûl-i Ekrem'in amcası bulunan Hz. Hamza’ya (r.a.) da süt annelik yapan Süveybe, daha sonra Ebû Seleme (r.a.)'i de emzirmiş bulunmaktadır. Bu emzirme, Halime-i Sa'diye'den önceki günlerde olmuştur.

Resûlullah (s.a.v) Mekke'de bulunduğu sırada Süveybe'yi ziyaret eder, hatırını sorar ve kendisine yardımda bulunurdu. Medine-i Münevvere'ye hicret ettikten sonra da bu ilgisini devam ettirmiş ve ona giyecek elbiseler göndermiştir. Resûlüllah’ın (s.a.v.) Hayber savaşından döndüğü günlerde ömrünü tamamlayan Süveybe vefat etmişti. Oğlu Mesruh ise annesinden önce vefat etmiştir.

2- Halime-i Sâdiye: Halime binti Ebi Züeyb (r.a), Sa'd kabilesine mensuptur. Kocası Hâris bin Abdiluzzâ’dır. Oğlu Abdullah ile birlikte Peygamber (s.a.v.)'i emzirmiş bulunmaktadır. Halime binti Ebi Züeyb'in Cüdâme (Şeyma) ve Üneyse isminde iki kızı da vardır. Onlar yaşça, Abdullah'tan daha büyük olduğu için Peygamber (s.a.v.)'in bakımı ile ilgilenirlerdi.

Peygamber (s.a.v), Halime-i Sâdiye'nin yurdunda dört yaşına kadar kaldı. Hz. Hatice ile izdivacından sonra bu muhterem kadın, Allah Resûlü'nün ziyaretine gelmişti. Yurtlarındaki kuraklık ve sıkıntıdan söz açan Halime'ye Hz. Hatice kırk koyun ve bir deve hediye ederek yurduna gönderdi. Bu muhterem sütanne, Medine-i Münevvere'nin Baki kabristanında medfundur.

3- Ümmü Eymen: Adı Bereket olan bu muhterem hanım, Resûl-i Ekrem'e sütannelik yapmıştır. Ümmü Eymen, Resûl-i Ekrem (s.a.v.)'in babasından miras olarak kendisine intikal etmişti. Hz. Hatice ile evlendiği sırada onu âzat etmiştir. Fahr-i kâinat (s.a.v), ondan bahsederken, "Anamdan sonra anam (kadar sevdiğim kadın)dır" buyurmuşlardır. Bir gün, "Cennet ehlinden bir kadınla evlenmek isteyen, Ümmü Eymen ile evlensin" buyurunca Zeyd bin Hârise (r.a.) onunla evlenmiştir. Bu mutlu izdivaçtan Üsâme bin Zeyd dünyaya gelmiştir.

PEYGAMBERİMİZİN SÜT KARDEŞLERİ

Peygamberimizin süt kardeşlerinin isimleri:

Hz. Hamza, Ebû Seleme b. Abdi’l-Esed el-Mahzûmî, Abdullah b. Cahş, Mesruh, Ebû Süfyan, Şeyma binti Hâris, Abdullah b. Hâris, Üneyse binti Hâris

Hamza: Hz. Peygamber’in amcası olup Efendimiz’den önce Süveybe’den süt emmiştir.
Ebû Seleme b. Abdi’l-Esed el-Mahzûmî: Süveybe’den süt emmiştir. İslam’a giren ilk kimseler arasında bulunmaktadır.
Abdullah b. Cahş: Süveybe’den süt emmiştir.
Mesruh: Ebû Leheb'in cariyesi Süveybe’nin oğlu olup Peygamber (s.a.v.) ile birlikte süt emmiştir.
Ebû Süfyan: Mevzubahis Ebû Süfyan, Hz. Peygamber’in evlendiği Ümmü Habibe’nin babası Ebû Süfyan değil de Hz. Peygamber’in bir amca oğlu olan Abdulmuttalib’in oğlu el-Haris’in oğlu Ebû Süfyan’dır. Yani Haris b. Abdi’l-Muttalib’in oğlu olan bir diğer Ebû Süfyan ki kendisi Rasulullah’ın yeğeni durumundaki bir başka akrabasıdır. Tam adı ise Ebû Süfyan İbni’-Hâris İbni’l-Muttalib’tir.
Şeyma binti Hâris: O, Mekke civarında oturan Hevâzin kabilesinin Benî Sa’d bin Bekir koluna mensuptur. Asıl adı Huzâfe’dir. Şeyma lakabıdır. “Benli” manasına gelen Şeyma adı ile meşhur olmuştur. Babasının adı Hâris bin Abdiluzzâ’dır. Annesi de sevgili peygamberimize süt anne olma şerefine eren bahtiyar hanım Halime es-Sa’diye hatundur.

Şeyma yaş itibariyle Efendimiz’den büyüktü. Çocukluk yıllarında birlikte bulunurken süt kardeşi Muhammed’e çok hizmet etmiştir. Alemlerin Fahri Ebedîsi olacak bu çocuğa yemek yedirir, sevgi ve şefkatle onu kucaklar, birlikte elinden tutar gezdirirdi.

Hz. Peygamber Huneyn Gazvesine çıkmıştı. Bu gazve Hevazin kabilesi ile müslümanlar arasında geçti. Çetin çarpışmalar oldu ve birçok mal, eşya ganimet olarak alındı. Çok sayıda insan esir olarak getirildi. Efendimizin süt kardeşi Şeyma’da bu esirler arasındaydı.

Şeyma esirler arasında götürülürken kendisine sert davrananlara: “Biliniz ki, vallahi ben sizin efendinizin süt kardeşiyim.” diyerek havayı yumuşatmak istiyordu. Fakat etrafındakileri inandıramamıştı. Zira aradan çok uzun yıllar geçmişti. Onu esirler arasından ayırıp Efendimize götürdüler. O, İki Cihan Güneşi Efendimizin huzuruna vardığında:

- “Yâ Rasûlallah! Ben senin süt kardeşinim.” dedi. Efendimiz ona:

- “Buna alâmet ve işâret nedir?”dedi. Şeyma kolunu açtı ve:

- “Yâ Rasûlallah! Sen küçük iken beni ısırmıştın! İşte izi.” dedi. Şeyma o günün hâtıralarını bir bir anlatmaya başladı:

- “Sirer vâdisinde, âilemizin koyunlarını otlatıyorduk. O zaman benim babam senin de süt babandı. Annem de süt annendi. Seni memeden ben ayırmıştım. Hatırladın mı şimdi yâ Rasûlallah!” dedi.

Sevgili Peygamberimiz ısırık izini görünce hatırladı. Şeyma kardeşini tanıdı ve ridâsını yere serip üzerine oturttu. Ona sevgi ve şefkatini gösterdi. Aradan uzun yıllar geçmişti. Çocukluk hatıraları gözünün önüne geldi. Bu manzara karşısında duygulandı ve gözleri doldu. Şeyma kardeşine hürmet etti. Hemen süt anne ve süt babasını sordu. Onların daha önce öldüğünü söyleyince Efendimiz hüzünlendi. Şefkat ve Rahmet Peygamberi Efendimiz onu memnun edebilmek için elinden gelen gayreti gösterdi. Süt kardeşi Şeyma’ya:

“İstersen itibarlı ve sevilen birisi olarak burada kal, her türlü hizmetini göreyim. Eğer kabîlene dönmek istersen seni göndereyim.”dedi. Şeyma kabîlesine dönmek arzusunu belirtti. Peşinden İslâm dinini kabul edip, kelime-i şehadet getirerek müslümanlığını ilân etti.

Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimiz süt kardeşi Şeyma’ya bir erkek bir kadın köle verdi. Birçok eşya ile birlikte deve ve davar cinsinden hayvanlar hediye ederek kabilesine gönderdi.

Şeyma (r.anha) da, Resulullah’ın küçüklüğünde ona oynatırken söylediği şiiri hatırlatıp okudu:

“Ey Rabbimiz, Muhammed’i bize bırak ki, onun delikanlılığını göreyim.

Sonra onu itaat edilen bir efendi göreyim.

Düşmanlarının ve hasetçilerinin yüzüstü geldiklerini göreyim.

Ona, ebediyen devam eden bir şeref ve izzet ver.”

Köyüne gitmek üzere ayrılırken de, Hz.Muhammed'i (s.a.) şu sözlerle takdir etti: "Sen, küçük bir çocukken de, büyük bir adamken de ne iyi kefil (bakan) ve ne iyi bakılansın."

Abdullah b. Hâris: Babasının adı Hâris bin Abdiluzzâ’dır. Annesi de peygamberimize süt anne olan Halime es-Sa’diye’dir. Hz. Peygamber ile birlikte Halime es-Sa’diye’den süt içen kardeştir.
Üneyse binti Hâris: Babasının adı Hâris bin Abdiluzzâ’dır. Annesi de sevgili peygamberimizin süt annesi Halime es-Sa’diye’dir.


Soru: Peygamber Efendimiz (sav)'in babası tarafından soy silsilesini yazar mısınız?
Cevap: Siyer âlimlerinin ittifak ettikleri silsileyi yazıyoruz:
1- Abdü'l Muttalib (adı Şeybe'dir. Annesinin adı, Selmâ binti Amr'dır).
2- Hâşim (adı Amr'dır. Annesinin adı, Âtike binti Mürre'dir).
3- Abd-i Menâf (adı Muğire'dir. Annesinin adı Hubbi binti Hulil'dir).
4- Kusay (adı Zeyd'tir. Annesinin adı, Fâtıma binti Sa'd'dır).
5- Kilâp, (annesinin adı, Hindi binti Süreyr'dir).
6- Mürre, (annesinin adı, Mahşiyye binti Seyhan'dır).
7- Ka'b, (annesinin adrı, Mâviyye binti Ka'b'dır).
8- Lüey, (annesinin adı, Âtike binti Yahlüd'dür).
9- Galip, (annesinin adı, Leylâ binti Yahlüd'dür).
10- Fihr, (annesinin adı, Cendele binti Âmir'dir).
11- Mâlik, (annesinin adı, İkrişe binti Advân'dır).
12- Nadr, (annesinin adı, Berre binti Mür'dür).
13- Kinâne, (annesinin adı, Avâne (hind) binti Sa'd'dır).
14- Huzeyme (annesinin adı, Selmâ binti Eslem'dir.)
15- Müdrike (adı Amir'dir. Annesinin adı, Leylâ (Hındif) binti Halvân'dır.)
16- İlyâs, (annesinin adı, Rebâb binti Hayde'dir).
17- Mudar, (annesinin adı, Sevde binti Ak'dir).
18- Nizâr, (annesinin adı, Muâne binti Cevşem'dir).
19- Maad, (annesinin adı, Mehded binti Allâhümme'dir).
20- Adnan.
Soru: Peygamber Efendimiz (sav)'in anne tarafından anneannelerini (nenelerini) yazar mısınız?
Cevap: Evet isimleri şöyledir: Hz. Âmine'nin annesi,
1- Berre (binti Abdi'l-Uzzâ); bunun annesi,
2- Ümmü Habib (binti Esed); bunun annesi,
3- Berre (binti Avf); bunun annesi,
4- Kılâbe (binti Haris); bunun annesi,
5- Ümeyye (binti Mâlik); bunun annesi,
6- Düb (binti Salebe); bunun annesi,
7- Âtike (binti Ğâdira); bunun annesi,
8- Selmâ (binti Lüeyy); bunun annesi,
9- Mâviyye (binti Ka'b), (Tabakat- İbni Sa'd, c. 1, s. 56-60).

Soru: Peygamber Efendimiz (sav)'in babası Abdullah tarafından babaannelerini (nenelerini) yazar mısınız?
Cevap: Abdullah'ın annesi.
1- Fâtıma (binti Amr); bunun annesi,
2- Sahre (binti Abd bin İmrân); bunun annesi,
3- Tahmür (binti Abdillâh), bunun annesi,
4- Âtike (binti Abdillâh), bunun annesi,
5- Ümeyye (binti Mâlik); bunun annesi,
6- Fâtıma (binti Muâviye); bunun annesi,
7- Fâtıma (binti Nasr); bunun annesi,
8- Âtike (binti Kâhil); bunun annesi,
9- Selmâ (binti Tâbiha); bunun annesi,
10- Âtike (binti Esed): (Tabakat-ı İbni Sa'd, c. 1, s. 62-63).

Hz- Âişe validemizin annesinin adı nedir?
Cevap: Ümmü Rûmân'dır.

Peygamber Efendimiz(sav)'in zevceleri ve mü'minlerin anneleri bulunan mübarek validelerimizin isimlerini yazar mısınız?
Cevap: Evet, yazalım. Bu mübarek validelerimizin isimleri, sıra ile şöyledir:
1- Hatice binti Huveylid (r.a.),
2- Şevde binti Zem'a. (r.a.),
3- Âişe-i Sıddîkâ binti Ebi Bekir (r.a.),
4- Hafsa binti Ömer bin el-Hattâb (r.a.),
5- Zeyneb binti Huzeyme (r.a.),
6- Ümmü Seleme (r.a.),
7- Zeyneb binti Cahş (r.a.),
8- Cüveyriye binti'l-Hâris (r.a.),
9- Safıyye binti Huyey (r.a.),
10- Ümmü Habibe binti Ebi Süfyân (r.a.),
11- Mariye-i Kıbtiye (r.a.),
12- Meymune binti'l-Hâris (r.a.).



<<<<<<<88888>>>>>>>>>

[Resim: Muhammed-Yazili-Resimler-V01032014-S7.png][/size]




Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi