Konuyu Değerlendir
  • 2 Oy - 1 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Vitaminler Nelerdir? Nelerde Bulunurlar? Eksikliklerinde Görülen Rahatsızlıklar
#1
Oku-1 
[Resim: Vitaminler%2Bve%2BMineraller%2BNelerdir%...lerdir.png]

Vitaminler ve Mineraller Nelerdir? Nelerde Bulunurlar? Faydaları Nelerdir? Eksikliklerinde Görülen Rahatsızlıklar Nelerdir?

A VİTAMİNİ

Büyüme, cilt gelişimi, görme fonksiyonları, üreme, kemik büyümesi, hücre bölünmesi ve enfeksiyonlara karşı vücut direncinin ve bağışıklığın güçlendirilmesinde etkindir. Hayvansal gıdalardali A vitamini bitkisel gıdalardakine göre daha etkilidir. A vitamini en çok karaciğer, süt, peynir, yumurta sarısı, patates, balık, kuru kayısı, havuç, tatlı patates, ıspanak, kabak, marul, tere, roka, brokoli, koyuyeşil sebzeler, şeftali ve portakalda bulunur. A vitamininin azlığı da fazlası da gebelerin sakat çocuk doğurmasına neden olur. Yumurta ve süt ürünleri yemeyenlerde A vitamini eksikliği görülür. A vitamini yetersizliğinde gece körlüğü, kornea tabakasında yara, göz kuruluğu, üst solunum yolu enfeksiyonları ve ishal ortaya çıkar. Aşırı alkol alanlarda, demir ve çinko yetmezliğinde, çölyak, chron, pankreas hastalıklarında ve vejetaryenlerde A vitamini eksikliği görülür. Gebelikte ilk 3 ayda A vitamini alınması çocuğun sakat doğmasına yol açar. Hipotiroidi hastaları A vitamini almamalıdır çünkü kanlarında zaten yüksek miktarda A vitamini bulunur. Fazla A vitamini karaciğer hastalığına ve kemik erimesine yol açar.

A Vitamini Faydaları Nelerdir?

A vitamini faydaları şu şekilde sıralanabilir:

Yeterli miktarda A vitamini alabilmek, gece körlüğünün gelişmesini önleyebilir ve görme yetinizin yaşa bağlı olarak azalmasına engel olabilir .
Diyetinizde yeterli A vitamini olması, bağışıklık sisteminizin sağlıklı kalmasına ve en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olur.
Aknenin önlenmesi ve tedavisinde A vitamininin kesin rolü belirsizdir. Yine de, A vitamini bazlı ilaçlar genellikle şiddetli akne problemlerinde kullanılır .
Önerilen miktarda A vitamini tüketmek, kemiklerinizi korumanıza ve kemiklerde oluşabilecek kırık riskinizi azaltmanıza yardımcı olabilir .
Yeterli miktarda A vitamini tüketimi, üreme sağlığı ve hamilelik sırasında bebeklerin sağlıklı gelişimi için gereklidir .

Özetle A vitamini vücudun çok farklı metabolik faaliyetinde yer alabilmektedir. Bağışıklık sistemi, görme yetisi, cilt bunların başlıcalarıdır.
A Vitamini İçeren Yiyecekler Nelerdir?

A vitamini bulunan besinler iki grupta ele alınmaktadır. Hayvansal kaynaklı gıdalarda retinol halinde bulunurken bitkisel kaynaklı gıdalarda ise karotenoidler şeklinde (en fazla aktif olan beta karoten) bulunmaktadır. A vitamini birçok gıdada doğal olarak bulunur; süt ve tahıl gibi bazı gıdalarda da mevcuttur.

A vitamini olan besinler:

Sığır karaciğeri gibi et ürünleri.
Yumurta sarısı.
Somon gibi bazı yağlı balık türleri.
Yeşil yapraklı sebzeler ve brokoli, havuç ve kabak gibi diğer yeşil, turuncu ve sarı sebzeler.
Kavun, kayısı ve mango dahil meyve grubu.
Kahvaltılık gevrekler.

A Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?

A vitamini olan besinler:

Tam Yağlı Süt
Tereyağı
Yumurta sarısı
Balkabağı
Tatlı patates
Lahana
Havuç
Ispanak
Kuru kayısı
Brokoli
Kırmızı biber
Yulaf ezmesi
Fesleğen
Mango
Domates
Kavun
Yeşil bezelye
Morina balığı karaciğer yağı

A vitamini olan yiyecekler birçok besin grubunda yer alabilmektedir. Yukarıdaki yiyecekler günlük a vitamini ihtiyacınızı karşılamaya yardımcı olacaktır. Diyetinizde a vitamini içeren yiyecekleri tüketmek göz sağlığı, bağışıklık sistemi, cilt ve eklem sağlığı açısından önem taşır.

A Vitamini Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

Gelişmiş ülkelerde bu eksiklik nadir görünmekle birlikte, gelişmekte olan ülkelerdeki birçok insan dahi yeteri kadar A vitamini ihtiyacını karşılayamayabilmektedir. A vitamini eksikliği riski taşıyan kişiler genellikle hamile kadınlar, emziren anneler, bebekler ve çocuklardır. A vitamini eksikliğinin 6 belirtisi aşağıdaki gibidir:

A vitamini cilt onarımında önemli bir rol oynar ve iltihapla savaşmaya yardımcı olur. Dolayısıyla eksikliği cildin iltihaplanmasına sebep olabilir.
A vitamini eksikliği, bitot lekeleri olarak da bilinen kuru gözlere, körlüğe veya kornealarda ciddi bozulmalara yol açabilir. Eksikliğin ilk işaretlerinden biri, genellikle gözün gözyaşı üretememesidir .
Yeterli miktarda A vitamini göz sağlığı için çok önemlidir. A vitamini eksikliğinin bir diğer olası belirtisi ise gece körlüğüdür.
Yeterli A vitamini almayan kadın ve erkekler doğurganlık sorunu yaşayabilir. Ebeveynlerdeki düşük A vitamini düşüklere veya doğum kusurlarına da yol açabilir .
A vitamini eksikliği çocukların boy uzama döneminde oldukça etkilidir. Besinler ile birlikte A vitamini takviyesi almak, büyümeyi artırabilir.
A vitamini takviyeleri, zayıf çocukları enfeksiyonlara karşı koruyabilir, ancak diğer gruplarda enfeksiyon riskini artırabilir. Yüksek A vitamini seviyesine sahip yetişkinler daha az boğaz ve göğüs enfeksiyonu sorunuyla karşılaşabilir.

A Vitamini Günde Ne Kadar Alınmalı?

A vitamini 4 yaş ve üzeri sağlıklı bireyler tarafından günde 800 mcg kadar alınabilir. Doktor tavsiyesi ile kullanımlarda doktorunuzun belittiği kadar A vitamini almanız gerekir.


D VİTAMİNİ KEMİKLERİ GÜÇLENDİRİR

D vitamini gıdalarla alınan kalsiyumun bağırsaklardan emilimini sağlar. Çocuklardaki Raşitizm hastalığına, yetişkinlerdeki kemik hastalıklarına engel olur. İnsülün hormonunu ve kan basıncını düzenler. Bazı kanserlerin (meme, kolon ve rektum kanseri), kalp hastalıklarının, multipl skleroz hastalığının ve Tip1 diyabetin gelimesini önler. Kaslara güç verir. Depresyon, şizofreni ve alzheimer’dan korur. Ana kaynağı güneştir ancak somon, karides ve balık yağında da bulunur. Yeterli D vitamini için hergün 15 dakika güneş altında kalmak yeterlidir. Yaşlılarda ve kadınlarda menopoz sonrası D vitamini alınmalıdır.

D Vitamini Nedir?

D vitamini, yağda çözünen bir vitamindir. Çoğu zaman “güneş ışığı vitamini” olarak da adlandırılır. D vitamini, aktif formuna dönüşürken iki aşamalı bir süreç geçirir: İlk olarak, karaciğerdeki kalsidiol depolama formunda oluşturulur. Daha sonra, böbreklerdeki aktif formuna dönüştürülür. D vitamini; kalsiyumun emilimine, kas ve kemiklerin korunmasına katkıda bulunur.

D Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?

D vitamini içeren besinler birçok farklı gruba ayrılabilir.
D Vitamini İçeren Yiyecekler:

Yumurta sarısı
Mantar
Portakal suyu

D Vitamini İçeren Deniz Ürünleri:

Tuna
Orkinos
İstiridyeler
Karides
Sardalya
Hamsi

D Vitamini İçeren Süt Ürünleri:

İnek Sütü
Belirli yoğurt türleri


ZEHİR HASARINDAN KORUR E VİTAMİNİ

E vitamini antioksidan özelliği sayesinde kalp, damar, sinir ve beyin fonksiyonlarını düzenler, yaraları iyileştirir. Vücudumuzu sigara ve bilumum zehirli maddelerin hasarından korumada etkindir. Prematüre bebekleri hemolitik anemiden korur. Prostat kanseri hücrelerini yok eder. Radyoaktif iyot tedavisi yapılan tiroid kanserli hastalarda tükrük bezlerinin hasar almasını önler. Bağırsaklardan yağ emilimi bozuk olanlar, kistik fibrozis, chrone ve retina dejenerasyonu olan hastaların E vitaminiyle desteklenmesi gerekir. Zeytinyağı, ayçiçek yağı ve çekirdeği, ceviz, badem, tereyağı, kırmızı et, ıspanak, brokoli, kivi, mango ve muzda bolca bulunur.

E Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?

E vitamini içeren besinler aşağıdaki gibi sıralanabilir

Bitkisel Yağlar:

Buğday tohumu yağı
Ayçiçek yağı
Aspir yağı
Mısır yağı
Soya fasulyesi yağı

Kuru Yemişler:

Badem
Yer fıstığı
Fındık

Tohumlar:

Ay çekirdeği

Yeşil Yapraklı Sebzeler:

Ispanak
Brokoli

E Vitamini Cilde Faydaları Nelerdir?

E vitamininin cilde faydaları arasında; kırışıklığın giderilmesi, cildin yenilenme hızının artırılması ve cildin nem dengesinin sağlanması sayılabilir.
E Vitamini Cilde Uygulanır mı, E Vitamini Cilde Nasıl Uygulanır?

E vitamini, kapsüller içindeki sıvı formu sayesinde ya da E vitamini içerikli nemlendirici kremler yoluyla cilde sürülerek uygulanabilir. E vitamini kapsüllerini incelemek için tıklayın.
E Vitamini Saç Uzatır mı?

E vitamini, saç derisine uygulandığında kan dolaşımını artırıp pH seviyesini düzenleyerek saçların uzamasına yardımcı olabilir.

UNUTKANLIK VE DEPRESYONA KARŞI B VİTAMİNLERİ

B1 VİTAMİNİ: Hücrelere minerallerin giriş çıkışını kontrol eden B1, metabolizmayı hızlandırır. Kan şekerinin yakılması, kalp sağlığının korunması ve öğrenme gibi beyin fonksiyonları için gereklidir. Yaşlanmaya karşı korur. Tam tahılalr, kuru bakliyat, pirinç, patates, karaciğer, biftek, kuru üzüm, süt ve karnıbaharda bulunur. Aşırı çay, hahve, sigara, alkol tüketenlerde, şeker hastalarında ve kalp yetmezliklerinde B1 takviyesi gerekir.

B2 VİTAMİNİ: Büyümede, vücut direncinin arttırılmasında ve besinlerin enerjiye dönüştürülmesinde etkindir. Bazı kanserlerin gelişmesini ve kansızlığı önler. Et, süt, yoğurt, karaciğer, peynir, brokoli, ıspanak, tahıl ve bakliyatta bulunur. Aşırı egzersiz yapanlarda, tiroid bezi yetmezliği hastalarında, bağırsak hastalarında ve alkoliklerde takviyesi gerekebilir.

B5 VİTAMİNİ: Stres giderici bir vitamin olarak depresyon ve anksiyete tedavisinde faydalıdır. Eksikliğinde depresyon, kişilik değişimleri, uyku bozuklukları ve kas güçsüzlüğü oluşur, ayak ve bacaklarda yanma meydana gelir. Fındık, maya, böbrek, mantar ve balıkta bulunur.

B12 VİTAMİNİ: Et, tavuk, hindi ve balıkta bolca bulunan bu vitaminin eksikliği anemi, depresyon,
hafıza zayıflığı, halsizlik, kabızlık, bulantı, kilo kaybı, denge bozukluğu, kulakta çınlama, gaz ve hissizliğe sebep olur. Midede atrofi olması, midede helikobakter pilori bakterisinin bulunması, şeker hastalığı tedavisi için alınan ilaçlar ve vejetaryen beslenme B12 eksikliğine yol açabilir. Aşırı ve devamlı yorgunluğu olanlar demir, magnezyum veya B12 eksikliğinden şüphelenebilir. 65 yaş üzeri kişiler B6, folik asit ve D vitaminiyle beraber B12 de almalıdır.

B Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?

B vitamini içeren besinler farklı besin gruplarında yer alabilmektedir

Tam tahıllar (kahverengi pirinç, arpa, darı)
Et (kırmızı et, kümes hayvanları, balık)
Yumurta ve süt ürünleri (süt, peynir)
Baklagiller (fasulye, mercimek)
Tohumlar ve fındık (ayçiçeği tohumu, badem)
Koyu, yapraklı sebzeler (brokoli, ıspanak)
Meyveler (narenciye, avokado, muz)

B Vitamini Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

Eksikliğin belirtileri, ne tür B vitamini eksikliği olduğuna bağlıdır. Yorgunluktan deri döküntülerine, anemiden bağışıklık sisteminin zayıflamasına kadar bu belirtiler değişkenlik gösterebilir

GEBELER İÇİN KRİTİK FOLİK ASİT

Folik asit kan yapımı, yeni hücre oluşması ve DNA yapımı için gereklidir. Bu nedenle özellikle gebelik ve çocukluk döneminde bu vitamine olan ihtiyaç artar. Folik asit damar sertliği riskini azalttığı gibi kalp krizi, felç ve bunamaya da engel olur. Koyu yeşil yapraklı sebzelerde, baklagillerde, çilek, kiraz, limon, muz ve portakalda, patates ve mısırda bulunur. Folik asit yetersizliği olan kadınlarda düşük ve sinir hasarlı bebek doğurma riski fazladır. Gebelikte kalsiyum, biotin ve demir desteği yanında hergün 400 folik asit de alınması gerekir.

KANSER SAVAŞÇISI C VİTAMİNİ

Vücudun mikroplara karşı direncini arttırır, kemik, eklem bağları ve damarların yapısında bulunan kolajen isimli maddenin yapımını arttırır. Antioksidandır. Sigara, stres, alkol, viral hastalıklar ve doğum kontrol hapları vücuttaki C vitamini düzeyini azaltır. C vitamini eksikliğinde diş etlerinde kanama, dişlerde sallanma, eklem ağrıları, şişliği, morarmalar, iyileşmeyen yaralar görülür. Yeşil biber, brokoli, portakal, böğürtlen, domates, muz ve çilekte yoğun olarak bulunur. Yüksek tansiyon, şeker, kanser ve damar sertliği olan hastalarda C vitamini takviyesi gerekir. Yapılan çeşitli deneylerde C vitamininin kanserden ölüm oranını düşürdüğü tespit edilmiştir.

ÖMRÜ UZATIYOR F VİTAMİNİ

Aslında vitamin olarak kabul edilmez. Doymamış yağ asitlerine verilen isimdir. Cildin su tutmasının ve gerginliğinin F vitaminiyle bağlantılı olduğu gösterilmiştir. Hücrelerin iyi çalışması, kolesterolün düşürülmesi, salgı bezlerinin iyi çalışması ve kan basıncının düzenlenmesinde etkindir. Omega3 ve Omega6 olarak ikiye ayrılır. Saç kaybı ve egzama tedavisinde kullanılır. Üzüm çekirdeğinde, keten tohumu yağında, ceviz, badem, ayçiçek ve soya yağında bolca bulunur. Omega3’ün E vitaminiyle beraber kullnaılmasının ömrü uzattığına dair araştırmalar mevcuttur.

Diğer Besin Takviyeleri

Beta Glukan

Beta glukan, virüs, bakteri, mantar ve parazitik enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artmasını, bağışıklık sisteminin düzenlenmesini sağlar.
Beta glukan kullanımı, soğuk algınlığına yakalanma ihtimalini ve yakalanıldığı taktirde de semptomların şiddetini azaltabilmektedir. Ayrıca stres altındaki kadınlarda üst solunum yolu semptomlarında ve genel duygu durumunda iyileşme sağlar.
Normal kan kolesterol düzeyinin korunmasına katkıda bulunur.

Ginseng

Ginseng’in tüm şifalı bitkiler içerisinde en etkili adaptogen (strese karşı direnci artıran bir ajan) olduğu düşünülür.
Ginseng’in, merkezi sinir sistemini uyarıcı, yorgunluk, stres karşıtı ve bağışıklık sistemini düzenleyici rolü vardır.

CoQ10 (Koenzim Q10)

Koenzim Q10, yağda eriyen ve vücutta doğal olarak bulunan, vitamin benzeri bir maddedir. Dana eti, tavuk eti, alabalık, brokoli, soya fasulyesi gibi tüm hayvansal ve bitkisel gıdalarda farklı oranlarda bulunur. Alınan gıdaların enerjiye dönüşümüne yardımcı olur.
Koenzim Q10, ayrıca hücre yaşlanmasına ve hastalıkların oluşmasına engel olan kuvvetli bir antioksidandır. Kas fonksiyonlarının düzenlenmesine, yorgunluk hissini ortadan kaldırılmasına, fiziksel performansın arttırılmasına yardımcı olur.

Zerdeçal

Zencefilgiller ailesinden büyük yapraklı, çok yıllık otsu bir bitki cinsidir.
Antioksidan, antiinflamatuvar, antikoagülan, antidiyabetik, antibakteriyel, antiviral, antikanserojenik ve antimutajenik özelliklerinden dolayı olumlu etkilere sahiptir.

Karabiber

Alınan günlük besinlerin kullanımında, sindiriminde ve emiliminde rol oynar.
Besinlerin emilimini önemli ölçüde artırmaktadır.

L-Karnitin

L-karnitin, yağ yıkımında önemli rolü olan bir bileşiktir. Dokuda yeterli oranda l-karnitin yoksa yağ asitlerinin yıkımı engellenebilir ve hücresel enerji metabolizması bozulabilir.
L-karnitinin %75’i dışarıdan gıda/takviye ile alınır.
Yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkan hastalıklara karşı L-karnitin’in koruyucu etkisi olabildiği saptanmıştır.
Kas yorgunluğunu azaltır, kaslara gelen kan akımını arttırmaya yardımcı olur.

Ginkgo Biloba Ekstresi

Ginkgo biloba’nın öğrenme ve hafıza üzerindeki olumlu etkileri sebebi ile geniş kullanım alanı bulmaktadır.
Ginkgo biloba; antioksidan, antimikrobiyal, antiinflamatuvar ve vazodilatatör etki gösterir.
Astım, bronşit, depresyon, diyabetik nöropati gibi hastalıkların ve baş dönmesi, kısa dönem hafıza kaybı, duyma bozukluğu, kulak çınlaması, damar tıkanıklığı, dikkat eksikliği ve serebral fonksiyon bozuklukları ile ilişkili şikayetlerin tedavisine yardımcıdır.

Huperziya Ekstresi

Hafıza arttırmaya yardımcı olarak bilinmektedir.,

Blueberry (Yaban Mersini) Konsantresi

Antioksidan özellik gösterir. Antioksidanlar, yaşlanma belirtilerinin başlamasını geciktirebilir.
Blueberry (Yaban mersini, maviyemiş), sinir hücrelerine etki ederek sinir iletimini düzenlenmesine katkıda bulunur.

Gotu kola ekstresi

Gotu kola (Centella asiatica), hafıza bozukluklarına karşı yüzyıllardır kullanılan bitkilerden birisidir.
Antioksidan, antimikrobiyal, sitotoksik özellik gösterir.

Ispanak

Spinacia oleracea, kazık köklü sebze olarak yetiştirilen bir bitkidir.
Yaprakları nitrat, fosfat, oksalat tuzları, lesitin, şekerler, klorofil, yağ, saponin, demir tuzları, iyot ve vitaminleri barındırır.
Kan hücresi yapımına ve öğrenmeyi geliştirmeye katkıda bulunur.

ALA (Alfa Lipoik Asit)

ALA, hem yağda hem de suda çözünebilir ortamlarda güçlü bir antioksidandır. Hücre korunmasına yardımcı olur.

Ayçiçeği Lesitini

Ayçiçeği lesitini nörolojik ve bilişsel fonksiyonlara katkıda bulunur. Beyin ve sinir hücrelerini onarımı ve yapılması için gerekli olan fosfolipitleri sağlar.

Dimetilaminoetanol (DMAE) Bitartrat

DMAE, özellikle beyin hücrelerinin membranlarının yenilenmesine katkıda bulunur. Dikkat süresini arttırmaya yardımcı olur

Mineraller Nedir, Faydaları Nelerdir? Mineral İçeren Besinler, Yiyecekler, Meyveler Nelerdir?


Mineral, insan vücudunun sağlıklı olabilmesi ve sağlıklı kalabilmesi için ihtiyaç olan temel besin maddesidir. İnsan vücudunda %4 oranında bulunan mineraller, önemli görevler görürler. Görevleri arasında; vücut sıvılarını dengeleme, kemik ve kanın oluşumunu sağlama, sinir işlevini sağlıklı bir biçimde yürütme gibi önemli potansiyele sahiptir. Vücudun mineral ihtiyacını karşılayabilmek adına, çeşitli yiyecekleri, meyveleri düzenli olarak tüketmeliyiz.

Minerallerin Görevleri Nelerdir?

Mineraller, vücudun sağlıklı çalışabilmesi için her açıdan gereklidir. Mineral eksikliği yaşayan bireyler, çabuk hastalanıp, yorulabilirler. Peki vücudumuz için olmazsa olmaz olan minerallerin görevleri nelerdir?

- DNA ve RNA oluşumunu sağlar.

- Cinsel gelişimin sağlıklı bir biçimde tamamlanmasına yardım eder.

- Vücudun komple gelişmesi için devamlılık sağlar.

- Kan ve kemik gibi hayati yapıların oluşumunda etkin görev görür.

Minerallerin Özellikleri Nelerdir?

İnorganik bir yapıda olan mineraller, vücut tarafından üretilmez. Dolayısıyla gelişimin sağlanabilmesi adına, dışarıdan alınmalıdır. Meyve, sebze ve yiyeceklerde bulunur. Minerallerin özellikleri konusunda baktığımız zaman şunları söyleyebiliriz. Vücut içerisinde pek çok mineral çeşidi vardır. Her birinin ayrı ayrı görevi bulunur. İşte o mineraller ve kısaca özellikleri.

Sodyum: En önemli minerallerden birisidir. Besinlerin hücre duvarlarından geçişini sağlamaktadır.

Kalsiyum: Kemiklerde bolca bulunan bu mineral, vücudun baştan aşağı gelişimine katkı sağlar.

Krom: Basit şekerleri parçalama görevi üstlenir.

Bakır: Vücut dokusunun yeniden oluşumuna katkı verir.

Demir: Vücudun dinç olmasını ve büyümesini sağlar.

İyot: Enerji sağlanması için gereklidir.

Fosfor: Diş, kemik, kalp gibi kombinasyonların gelişimini sağlar.

Magnezyum: Kandaki şekeri enerjiye dönüştürür. Sinir yatıştırıcı bir mineraldir.

Potasyum: Su dengesini sağlayan mineraller arasındadır.

Çinko: DNA ve RNA oluşumundan diğer pek çok görevi çinko minerali üstlenir.

Selenyum: Erken yaşlanmayı önleyici etkiye sahiptir.

Kükürt: Oksijenin dengelenmesini sağlamaktadır.

Minerallerin Faydaları Nelerdir?

Mineraller, vücut içerisinde pek az bulunmakla birlikte hayat faydalara sahiptir. Peki nedir minerallerin faydaları Ne için gereklidirler?

- Mineraller, sinir sisteminin dengelenmesinden tutun, vücuttaki oksijen dengesine kadar pek çok şeyden sorumludurlar.

- Mineraller vücuttaki şeker oranını dengeler.

- Hayati organların düzenli çalışmasına yardımcı olurlar.

- Vücudun her açıdan gelişimini sağlayabilmesi için mineraller önemli faydalar sağlar.

- Mineraller vücutta eksik bulunduklarında, vücudun hastalıklara karşı direnç gösteremediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu yüzden mineraller vücudu çeşit çeşit hastalıklara karşı koruma görevini üstlenirler.

Mineral İçeren Yiyecekler

Mineraller aklınıza gelebilecek tüm faydalı yiyeceklerde bulunurlar. Ancak bazılarında daha çok bulunabilirler. Peki mineral içeren yiyecekler nelerdir?

- Süt ve tüm süt ürünleri mineral içerir.

- Hindi eti, kuzu eti, yumurtada bolca çinko minerali bulunur.

- Fasulye ve yeşil yapraklı sebzelerde bol miktarda mineral bulunur. Bu nedenle bunların tüketimine özen gösterilmelidir.

Mineral İçeren Meyveler

Mineraller sadece yiyeceklerde bulunmaz. Her türlü sebze ve meyvede farklı farklı mineral bulunur. Mineral içeren meyveler hangileridir, onları şu şekilde sıralayabiliriz.

- Kuru incir ve kuru üzümde bolca mineral bulunur.

- Elma, armut, avokado gibi meyvelerde çok çeşitli mineraller bulunur.

- Hurma, muz, kayısı, karpuz ve erik meyvelerinde farklı mineral çeşidi vardır.

Mineraller görüldüğü gibi hayati bir öneme sahip olan ve vücut tarafından üretilmeyen inorganik maddelerdir. Vücudun kendisi mineral üretimi sağlayamadığından, bunlar dışarıdan mutlaka alınmalıdır. Çünkü beyin gelişiminden, kemik gelişimine kadar her aşamada mineral maddesi gereklidir.

Mineral olmadığı zamanda kişide, unutkanlık, gelişim yetersizliği, nefes darlığı, sinir hastalıkları, baş ağrısı, böbrek yetmezliği gibi daha pek çok hastalık ve sorunlar ortaya çıkar. Bu sorunlar ve hastalıkların büyük bölümü kişiyi tehdit edici yapıya sahiptirler.




Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi